Üniversitenin son günleriydi. Okulda en çok sevdiğim hocanın odasındaydım.
Bana, “ Ne olmak istiyorsun? “ dedi.
“ Entellektüel olmak istiyorum.” dedim.
“ Senden entellektüel olmaz” dedi.
Çok şaşırmıştım.
Biraz duraksadiktan sonra ,kırgın ve alıngan bir ses tonuyla;
“ Dersinizi 3 sene önce alıp geçtim. Dersinizi almama rağmen hala bütün derslerinize giriyorum. 300 kişilik sınıfta 30 kişi bile dersinize girmiyor. Şu gördüğünüz okulda en çok okuyan öğrenci benim. 1 tek kişi daha gösterebilir misiniz benim gibi okuyan, araştıran ve sizinle sınıfın ortasında yeri gelince sert tartışmalara giren? “ dedim.
Ciddi bir ifadeyle tekrar;
“ Senden Entellektüel olmaz” dedi.
İyice hiddetlenmiştim.
“ İyi benden olmasın, Doçentlik tezlerine bile kaynak hazırladığım, konular önerdiğim şu gördüğünüz hocalarımızdan olsun! “dedim.
Profesör, gülümseyerek geriye yaslandı. Uzun uzun baktı. Ben hocanın en gözde öğrencisi olduğumu ve bu konuda tam aksi şeyler söyleyeceğini tahmin ediyordum.
İçimden, ” Hoca’ya bak lan neler diyor! ” diye geçiriyordum.
“ Bak evladım” dedi.
“ Senden çok iyi bir araştırmacı yazar olur. Ama entellektüel olmaz . Nedenine gelince, sana entellektüel olamazsın dediğimde, bana bir Entellektüel gibi “ Niçin olmaz? “ diye sormadın, aksine bir köylü gibi kızdın, alındın ve hiddetlendin.” dedi.