Bu noktada Lev Tolstoy'un söylediklerini hatırlamakta fayda vardır:
"Hayattaki aşırı düzensizliğin başlıca nedenlerinden birisi herkesin hayatta iyi bir düzen kurmaya çalışması fakat hiç kimsenin hayatın kendisini düzene sokmak istememesidir."
İsrailoğulları'nın lideri Hz. Musa Sina Dağı yakınlarında koyun otlattığı sırada bir çalının yandığını ve sürekli yanmasına rağmen bir türlü tükenmediğini görür. Hz. Musa bunun nedenini öğrenmek için çalıya yaklaşır ve o sırada bir ses duyar:
" Ey Musa, ayakkabılarını çıkar. Çünkü şu an bastığın toprak kutsaldır. "
Bu hikâyede büyük işler yapmak isteyen insanlar ve halkların bütün dönemlerde örnek alması gereken derin bir fikir saklıdır. Nitekim hikâye bize büyük, temiz ve aydınlık bir işe ellerimiz ve ayaklarımız kirli olarak başlamamamız gerektiğini öğütlemektedir. Temiz işler temiz ellerle yapılmalı, büyük bir emel uğruna yapılacak çalışmaya ciddi hazırlanılmalıdır.
"Din ; insanların diğer insanlarla , dünyayla ve tarladaki ürünlerle bağlantıda olduğu duygusudur. Böyle bir bağlantı yoksa devlet, toplum, aile ve hatta insan bile hayatta kalamaz."