Fırat DOĞAN

Fırat DOĞAN
@FIRATDOGAN
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. Küçük Prens
…Hiçbir zafer, gaye değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük bir gayeyi elde etmek için gereken en belli başlı vasıtadır. Gaye, fikirdir. Zaferin, bir fikri kazandırdığı kadar değeri vardır. Bir fikri kazandırmaya yaramayan zafer kalamaz. Her büyük meydan savaşından sonra yeni bir âlem doğmalıdır. Yoksa başlı başına zafer boşuna bir çaba olur.
Sayfa 377 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Boşuna demiyoruz “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye…
… Bir defa İsmet Paşa'yı telefonla arayan Yusuf İzzet Paşa, Mustafa Kemal'le görüşmek istediğini söyler. Telefonu Mustafa Kemal'e verirler: Beni aramışsınız, buyurun. Gizli emirlerinizi bildirmediniz. Yani geri çekilme lazım geldiği vakit istikametimiz ne olacaktır? Pek kızan Mustafa Kemal, daha savaşa girmeden kaçmayı düşünen bu komutana: Paşa Paşa, gizli emrim, senin kemiklerinin orada gömülmesidir, der…
Sayfa 375 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Sakarya Harbi’nin önemi üzerine…
… Ankara ve Meclis'teki vatanseverler de, umutların pek zayıfladığı günlerde bile, şehri bırakıp Anadolu içine gitmek tekliflerini reddetmişlerdir. Bütün Türklerin kalpleri Sakarya cephesindedir. İstanbul'un her sokağı bu cephenin bir parçası idi. Ne kadar da uzun sürmüştü bilseniz... Tarih kitaplarından hangi gün başlayıp hangi gün bittiğini öğrenerek bu uzunluğu ölçemezsiniz. Sakarya Harbi'nin her dakikası kendi başına bir "zaman" gelen, geldiğini duyuran, giden, gittiğini duyuran bir zamandı. Uyanıklığımızda, uykuda imiş gibi, sıçrıyorduk. Çünkü ben şimdi İstanbul'un bir köşesinde bu satırları, Sakarya Savaşı'nı kazandığımız için yazabiliyorum. Bu sırada siz İstanbul denizini hâlâ o zafer şerefine seyrediyorsunuz…
Sayfa 368 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
… Bu savaşın yıl dönümünde Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya Akşam gazetesi adına bir tebrik telgrafı yollamıştık. İsmet Paşa'nın cevabı bugün de okunmaya değer: "Birinci İnönü'nde şehit olanlar, memlekette nizamı cephede ordu ile müdafaayı temin için feda-yı hayat etmişlerdir. Hiçbir muharebenin şehitleri bu kadar fevkalade şartlar içinde ve o derece dünyevi, hatta uhrevi menfaatlerden azade olarak feda-yı hayat etmemişlerdir." Çünkü halifenin fetvalarına göre Anadolu türedilerinin emirlerine uyarak Yunanlılarla dövüşenler şehit sayılmak şerefinden ve hakkından mahrum idiler…
Sayfa 357 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
… Mustafa Kemal sonra Bilecik'te İzzet ve Salih Paşalarla buluşmaya gitti. Kendisini: Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti Reisi... diye tanıttıktan sonra: Kimlerle konuşuyorum? diye sordu. Salih Paşa kendisinin bahriye ve İzzet Paşa'nın dahiliye nazırı olduğunu söyleyince, Mustafa Kemal, İstanbul'da bir hükümet tanımadığını, eğer öyle bir hükümetin temsilcileri olarak görüşeceklerse kendisinin buna katılmayacağını bildirdi. Sıfat ve yetki söz konusu edilmeksizin konuşma açıldı. Mustafa Kemal, bir müddet sonra, kendilerinin İstanbul'a dönmelerine izin vermeyeceğini, birlikte Ankara'ya gideceklerini haber verdi. Gelenlerin şahsiyetlerinden faydalanmayı düşünüyordu. Ajans yolu ile de paşaların ve heyetin Ankara rejimine katıldıklarını ilan etti…
Sayfa 354 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam