Fırat DOĞAN

Fırat DOĞAN
@FIRATDOGAN
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. Küçük Prens
Küçük İskender’in En İyi Şiir Kitabı
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 00:03
Aslında en son söylemem gereken şeyi başlıkta söyledim. O kadar güzel şiirler vardı ki yine her zaman olduğu gibi kalemini konuşturmuş İskender. Tarzı, şiire bakış açısı, şiir dili gerçekten inanılmaz derecede hayranlık uyandırıyor. Birçok alıntı paylaştım ve bu kitap, şiir kitabı denilince başucu kitaplarımdan biri olacak ve dönüp tekrar tekrar okuyacağımı gayet iyi biliyorum. Mesela: “Kelimelerin gezindiği ellerinizi seviyordum en çok Hele parmak uçlarınızdan anlamlar damladığında”diye yazmış Küçük İskender okurken insan yaşadığı duyguları hissediyor adeta gözünüzde sevgilinin elleri teninizde geziyor bu sadece yazmak değil yaşatmak adeta. Nitekim bu yüzden de Küçük İskender bir şiir virtüözü. Hayranlıkla okuduğum şiirlerinden başlıcaları: Ölen Sevgilimin Gölgesi, Balık Cenazesi,Tekerleksiz Bisiklet, Bir Yaz Aşkı İçin Ağıt, Yaz Ayazı, Bir Şark Masalı, Bütün Ömür, Mezarlıkta Tatil, Radyo Kalıntıları, Gözleri Bacaklarından Uzun Sevgilim ve tabiki Son Mektup( Her ne kadar şiir olmasa da )
Duygu/Düşünce
Ölen Sevgilimin Şiir DefteriKüçük İskender · Can Yayınları · 2017754 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şiirin Kaptanı…
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2022 13:58
Yine en sevdiğim şair olan Attilâ İlhan’ın şiir kitabını bitirdim. Aslında çok daha önce, belki bir günde okunacak bir kitaptı ama bu aralar pek okumaya vakit ayırmıyorum diye kendime bir serzenişte bulunarak incelememe başlıyorum. Kitapta popüler şiirlerden olan belâ çiçeği, aysel git başımdan, sen benim hiçbir şeyimsin, mâhur sevişmek, emirgân’da çay saati gibi şiirleri buluyor. Attilâ Ilhan’ın tarzı genel olarak bilinir şiirlerini şehir hayatıyla harmanlayarak sunması yazarı gündelik hayatımıza yaklaştırıp şiirlerini daha fazla benimsememizi sağlıyor, bu benim görüşüm elbette. Ayrıca imkânsız aşkı işlemeyi öylesine iyi beceriyor ki bu işte gerçekten büyük bir yetkinliğe sahip olduğunu görüyorsunuz hemen. Örnek olarak “aysel git başımdan” şiirinde şunları yazıyor: “ıslığımı denesen hemen düşürürsün gözlerim hızlandırır tenhâlığını yanlış şehirlere götürür trenlerim ya ölmek ustalığını kazanırsın ya korku biriktirmek yetisini acılarım iyice bol gelir sana sevincim bir türlü tutmaz sevincini aysel git başımdan ben sana göre değilim…” der ve ama son satırda öyle bir şey yazar ki işte aşk böyle bir şey dedirtir insana: “ … ölümüm birden olacak seziyorum hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim aysel git başımdan seni seviyorum” diye bitirir ve git demenin her zaman sevdadan bir vazgeçiş olmadığını anlatır insana. Kitabın sonunda meraklısı için notlar bölümü var. Burada yazar bazı şiirlerini nasıl kaleme aldığını, kim için yazdığını ve şiirlerin kendisi için önemini anlatmış. Okurken keyif alacağınızı düşünüyorum. Birde tavsiyem şiir kitabı okurken bazı şiirleri yüksek sesle okuyun daha fazla tat alacağınızı düşünüyorum :) bence denemeye değer…
1000Kitap
Bela ÇiçeğiAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,343 okunma
Bir Küçük Prens Meselesi
Puan vermedi
Kitap için girişi nasıl yapayım bilemiyorum açıkçası. Kitabı ikinci okuyuşum bu fakat etkisi inanılmazdı. Hani bir klişe var kitapla ilgili aslında çocuklar için yazılmış fakat büyükler için aslında gibisinden. Bence bu kitabı anlatmakta çok kifayetsiz bir cümle. Kitabı ele alış biçimi, ifade tarzı, kullanılan üslup gerçekten çok üst düzeyde. Bazı şeyler evet detaylarda gizli şöyle bir durup acaba ne dedi diye düşünmeden edemiyorsunuz ve evet aslında gerçekten günümüzün hayata bakış açısını öyle güzel eleştiriyor ki evet dedim bu hatayı ben de yapıyorum. İkinci olarak aklımda kalan diyaloglardan insanların tam bir tüketim toplumuna dönüştüğü ve kimsenin kimseyi tanımaya zaman dahi ayırmadığını söylediği kısımdı. Günümüzde bunu yaşıyoruz aslında. Dostluk kurabildiğimiz hadi onu geçtim arkadaşım diyebildiğim kaç kişi var? Arkadaşlık için ne yapıyorum? Sorularını kendime sormamı sağladı. Herkesten uzaklaşarak kendini beğenmiş olan bir karakter vardı aslında tıpkı ona benzemişim gibi hissettim kendimi. Özeleştirimi yapmamı sağladı bu noktada. Ve ayrıca paraya, işe verdiğimiz önemi hayatın güzelliklerini yaşamaya vermediğimizi gördüm. Düşünsenize saatlerce çalışıyoruz, okuyoruz işte şu marka telefon, şu marka kıyafet, şu kadarlık araba eee bu mu hayat dediğimiz şey? Farkında olmadan ne kadar da materyalleşmişiz. Kitap bunu çok güzel sorgulatıyor. Bir güle verdiği değerle ölçtüğümde insanlara daha fazla değer vermemiz gerektiğini, günümüzde olmayan ya da yok olmaya yüz tutmuş değerleri ve sorun yaşadığımız ilişkileri Küçük Prens gözüyle bir değerlendirin derim. Kitabın sonunda vardığım yer aslında kendi özelimde toplumumuzu sorgulamamdı. Bundan sonra insan ilişkilerimde daha fazla değer verip, sevdiklerim için daha fazla vakit ayırmam gerektiğini gül bahçelerinden ziyade
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Yayınları · 2020279,7bin okunma
Bir hatıranın anatomisi
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 23:19
Ahmet Erhan... Adını dahi duymadığım bir yazardı Ahmet Erhan taa ki bana tavsiye edilene kadar. Sadece bir satırı bulabilmek için okumaya başladığım bir kitaptı ama kitap öylesine etkileyiciydi ki beni etkisi altına alması uzun sürmedi. Kah aşkı anlatırken bir yağmur tanesinde, kah yoksulluğu anlatırken bir buğday tanesinde buldum kendimi ama en çok da insanoğlunun kaçınılmaz sonu olan ölümde... Ve hissettim yaşadıklarını, duygularını, kaçışlarını, yüzleşmelerini, vazgeçişlerini ve umarsızlığını.... Yaşarken anlaşılmıyor ne yazık ki insan ben de anlamamıştım bazı şeyleri... Kitaptaki şiirlere baktığımızda, "Yaşamın Ufuk Çizgisi", "Yeniden Doğuş", Dönüşün Senfonisi(7-8)", Oturup Bir Kıyı Kahvesine, Deniz Kızı İçin Şiirler bölümü, Ateşi Çalmayı Deneyenler İçin bölümü, Acı, Ölümün Gözleri, Yağmurlar, Bir Umarım Kalmıştır, Ölüm Nedeni:Bilinmiyor bölümünden:" Blues, Tarih, Nostalji, Reçete, Karar, Gecenin Ayazında Akdeniz'de Bir Handa, Tek Yol Ölüm... Ve uzayıp giden şiirler. Anlatımı o kadar yalın ve içten ki dizelerinde okurken kayboluyorsunuz bazen de o dizeleri tekrar tekrar okuyorsunuz. Akdeniz'i, turuncu rengi, portakal ağaçlarını, yağan yağmuru ve gün batımındaki o kızıllığı şair size salt okutmuyor adeta izletiyor. Okuyup bitirdiğimde incelemesini hemen yapamadım çünkü bu kitaba saygısızlık olurdu... Son olarak okunması gereken değil, okunması geciken bir kitap desem mübalağa etmiş olmam.
Şiir
Burada Gömülüdür 1. CiltAhmet Erhan · Kırmızı Kedi Yayınları · 20223,045 okunma
Tutunamayanlar!
Puan vermedi·724 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
78 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2021 21:26
Oğuz Atay... Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Aslında bu kitabı okumam benim için bir vasiyeti yerine getirmekti. Her ne kadar oldukça yavaş okumuş olsam da Selim Işık'ın hayata bakışı beni çok etkiledi. Yapı itibariyle çekingen bir karakter olan Selim aslında iyi bir analist. Yazarın burada Selim'i içine kapanık ve depresif bir karakter olarak betimlemesi adeta Selim'i arkadaşınızmış gibi hissetmenizi sağlıyor zaten Atay bu konuda oldukça başarılı bir yazar. Kitabın içeriğine gelecek olursak arkadaşı Selim'in intiharından oldukça etkilenen Turgut, onun hayattayken ilişki kurduğu insanların peşine düşerek aslında arkadaşına bir yolculuk yapıyor. Onun tanıştığı kişiler hakkında arkadaşının neler düşündüğünü ve kendisini Selim'in yerine koyarak onun hislerini anlamaya çalışıyor. Ancak bunu yaparken düşünceleri, bakış açısı, analizi oldukça etkileyici ki insan kendini bir anda kitabın içinde buluveriyor sanki. Hayatı aslında hem çok basit hemde bir o kadar karmaşık olarak karşınıza çıkarıp size yaşantınızla ilgili sorular sordurup cevaplar vermenizi sağlıyor. Selim'den arda kalan şarkılar ve günlükler kitabın geri kalanına hüküm sürecek ve Turgut arkadaşının hayatına çıktığı bu yolda aslında onun izinden giderken kendini bulacak. Ve Olric var hayali karakterimiz burada şuna değinmekte fayda var kitabı okurken beni en çok heyecanlandıran aslında Olric karakterinin girmesiydi malum sosyal medyada alıntılar oldukça fazla onunla ilgili. Okurken şunu fark ettim ki alıntıların yüzde doksanı sahte alıntılardan oluşuyor. Birde yazarın kendine has bir tarzı var. Bir bölümü okurken sanırım kırk yedi sayfa sürmüştü virgül dahi yoktu. Orada çok zorlandım. Son olarak okumak istiyorsanız bu kitabı okurken başka kitap okumayın çünkü odaklanması gereken bir kitap o yüzden çok zor
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma