Fırat DOĞAN

Fırat DOĞAN
@FIRATDOGAN
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. Küçük Prens
… Senin ormanlarında dolaşıyorduk, diye devam etti Diotima ve senin gibi, kaynaklarının yanında oturuyor, senin gibi, dağlara çıkıyorduk, çocukların olan yıldızlarınla. Birbirimizin uzağında iken, diye haykırdım; orada lir yankısı gibi başlayan o hayranlığımız bize ilk kez ses verirken, o zaman artık uykumuz tutmuyordu ve içimizdeki bütün tınılar ahenk içinde canlanıyordu, ey tanrısal tabiat! O zaman hep senin gibiydik ve şimdi ayrılırken ve sevincimiz biterken gene senin gibiyiz, acı dolu ama gene de iyi. Bunun için temiz bir ağız şahit olsun ki aşkımız kutsaldır, senin gibi ebedidir. Buna şahidim, dedi anne. Diğerleri de şahidiz, dediler…
Sayfa 111 - DOĞU BATI YAYINLARI·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ant içeriz ki; Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller, karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız! Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacak ve şerefimizle öleceğiz! Ne mutlu TÜRKÜM diyene!
Yazamadım bir veda mektubu Okumazsın biliyorum sende yok o duygu Neler söylenmiş bu hayatta Bir daha benim gibi sevmez seni kimse asla Yapardım bir ev bize olsak birlikte içinde Yaşardık belki de hep bakardın yüzüme İsmin dudaklarımda sen ise şiirlerimde Saçların yüzümde kokun hala içimde Yapardım bir ev bize olsak birlikte içinde Yaşardık belki de hep bakardın yüzüme İsmin dudaklarımda sen ise şiirlerimde Saçların yüzümde kokun hala içimde Mutsuzum artık tek kelime Bahsetmem hakkında senin hiç kimseye İşe yaramaz bu sözlerde Karar vermişse birisi artık gitmeye Yapardım bir ev bize olsak birlikte içinde Yaşardık belki de hep bakardın yüzüme İsmin dudaklarımda sen ise şiirlerimde Saçların yüzümde kokun hala içimde
Müzik
… Zihin ve kalp güzelliğinden yoksun akıl, bir yönetici gibidir, evin beyinin hizmetçilerin başına koyduğu bir bekçidir. O sonsuz işten ne olacağından o da hizmetçiler kadar habersizdir. Yalnızca bağırır: Sallanmayın! Ve işin kendiliğinden ilerlediğini görmekten hoşlanmaz. Çünkü aksi halde yapacak işi kalmaz ve rolü bitmiş olur…
Sayfa 93 - DOĞU BATI YAYINLARI·Kitabı okudu
… Nasıl da itiraf ediyordu pek fazla sevdiğini gözyaşlarıyla o kutsal sadelik! Nasıl da eskiden kalbinde büyüttüğü her şeyle vedalaşıyordu! Ah! Nasıl da bağırıyordu ben mayıs ayından ve yazdan ve sonbahardan nasıl koptum ve günden ve geceden eskisi gibi habersizim; artık ne göğe ne de yere aitim, yalnızca bir erkeğe, bir kimseye aitim, ama mayısın çiçekleri, yazın sıcağı ve sonbaharın olgunluğu, gündüzün aydınlığı, gecenin ciddiyeti ve yerle gök benim için o tek insanda birleşmiş! Böyle seviyorum işte!…
Sayfa 85 - DOĞU BATI YAYINLARI·Kitabı okudu