… Senin ormanlarında dolaşıyorduk, diye devam etti Diotima ve senin gibi, kaynaklarının yanında oturuyor, senin gibi, dağlara çıkıyorduk, çocukların olan yıldızlarınla.
Birbirimizin uzağında iken, diye haykırdım; orada lir yankısı gibi başlayan o hayranlığımız bize ilk kez ses verirken, o zaman artık uykumuz tutmuyordu ve içimizdeki bütün tınılar ahenk içinde canlanıyordu, ey tanrısal tabiat! O zaman hep senin gibiydik ve şimdi ayrılırken ve sevincimiz biterken gene senin gibiyiz, acı dolu ama gene de iyi. Bunun için temiz bir ağız şahit olsun ki aşkımız kutsaldır, senin gibi ebedidir.
Buna şahidim, dedi anne.
Diğerleri de şahidiz, dediler…