Aklımda kurduğum aşklar hücre hücre yayılınca yaşamayı nasıl kutsadığım ortada. Umudumuz bir gün kuyuya düşüyor öbür gün sultan oluyor Mısır’a. Bunca gel-git insanda can bırakmıyor. Ayağımızı çekmeden gaz pedalından, son sürat gidiyoruz ufuktaki musalla taşına.
Dinleyin. Akıl öğretme veya akıl okuma niyetiyle değil, karşımızdaki lafını bitirince ne diyeceğimizi düşünerek veya bambaşka şeyler düşünerek değil, sadece bizi ilgilendiren kısımları cımbızlayarak değil, kendimizle ilgili konuşma fırsatı olarak değil, karşımızdakinin hatasını veya yalanını yakalamak amacıyla değil; sadece anlama niyetiyle dinlemek, ilişkiyi sağlamlaştıran en önemli adımdır.
“Çocuğum senin Zoom’un yok mu?
“Zoom?” Dedi çocuk. “Heee,” dedi sonra.
Koşarak tabletinin başına gitti. Çocuklar anlamaz ama hissederler. Hissetmek anlamaktan daha kıymetlidir. Komşunun vaziyete el koyacağını, annesine omuz vereceğini sezmişti. Sezgi mantıktan önemlidir. İkisini birleştirebilirseniz faydasını görürsünüz.
Her kadın ömrünün bir yerinde düşer, kalır. Elinden tutup kaldıran yoksa sürüne sürüne kalkar. Çoğu zaman ona ne olduğunu hane halkı dâhil kimse bilmez, anlamaz.