Faik Güldal

Faik Güldal
@Faikguldal
Evli يَابَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى Bâki-i Hakiki yalnız sensin.
📝Anatomik olarak bakıldığında, bir keçinin kalbi ile insan kalbi dış görünüş olarak birbirine çok benzer. Elbette tıbbi farklar vardır ama gariptirki şeklen birbirine benzeyen bu organlardan sadece insan kalbine Cenab-ı Hak "Latife-i Rabbaniye" yani Kendisini tanıma kabiliyeti vermiştir. "Yere göğe sığmadım, mümin kulumun kalbine sığdım." Allah’ın bizi muhatap alması, bizim de O’nu tanıyarak kalbimizi O'nun büyüklüğünü yansıtan bir Ayine-i Samed olması insana verilen en büyük şereftir. 📕Kalbden maksad; sanevberî (çam kozalağı gibi) bir et parçası değildir. Ancak bir latife-i Rabbaniyedir ki, mazhar-ı hissiyatı, vicdan; ma'kes-i efkârı, dimağdır. Binaenaleyh o latife-i Rabbaniyeyi tazammun eden o et parçasına kalb tabirinden şöyle bir letafet çıkıyor ki; o latife-i Rabbaniyenin insanın maneviyatına yaptığı hizmet, cism-i sanevberînin cesede yaptığı hizmet gibidir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Allaha kanları ve etleri ulaşır mı? — Hayır, ona ulaşacak olan sadece takvamızdır. Peki takvamla nasıl ulaşırım? — Allahta olmayanlar ile. Allahta ne olmaz? — Acz ile fakr. Acz ile fakrımı nasıl bileceğim? — Enaniyetini, menfi hislerini ilaahir, fıtratına uygun olmayan ne varsa kurban ederek. Allah takva sahiplerinden olmayı nasip etsin. 🤲
Kurban ile Cenab-ı Hakka ulaşmak.
Hafta sonu kurban üzerine yaptığımız derslerden benim anladığım mana; Benim kendime yüklediğim, beni Allahtan uzaklaştıran ne varsa (bencelerim, kendime tesir verdiğim, enaniyetim, menfi hislerim) bunların hepsini kurban etmem gerek. Bu anladığım manadan yola çıkarak alemime şöyle bir örnek geliyor; Uçan balonun üzerindeki ağırlıkları ne kadar çok kesersen veya yere bırakırsan, o kadar çok gök yüzüne yakınlaşıyor. Aynen öylede bende üstteki saydıklarımdan ne kadarını kurban edersem Cenab-ı Hakka yakınlaşacağım. Onların ne etleri Allah'a ulaşır ne de kanları; O'na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır. (Hac, 37)
Kemerini tak, cennet SENSİZ olmaz!
Kurban Bayramı'nın gelişi ile birlikte maalesef ziyaret, piknik gibi vb. etkinlikler bizde çok ciddi bir ülfete sebep olabiliyor. Bir anda kendimizi tahkik-i iman eğitimini askıya almış olarak bulabiliyoruz. Oysa bize her an lazım olan ahiretimizin ve imanımızın emniyet kemeri; okumalarımız, tefekkürlerimiz vb. çalışmalarımız; bunları elden geldiğince yapmaya devam etmeliyiz. Hadis-i şerifin işaretiyle: “İlerde bir fitne olacak. O fitne içinde kişi mümin olarak sabahlayacak, kâfir olarak akşamlayabilecek. Ancak Allah’ın ilimle kalbini dirilttiği kimseler hariç.” Evet, Kurban Bayramı mübarektir. Asıl mübareklik; ahiretimizi kazanmak veya kaybetmek davasının bilincinde olup emniyet kemerini çıkarmadan, çalışmalarımıza hâlâ aynı kararlılıkla devam etmektir.