İnsanlar artık vitrinlerde yaşıyor. En mutlu anlar, en şık kıyafetler, en entelektüel alıntılar hep sergilenmek için. Bu kadar "görünür" olma çabası, insanı derin bir performans kaygısına sürüklüyor. Herkes birbirinin sadece "en iyi versiyonunu" görüyor. Oysa samimiyet, insanın zayıflığıyla, kusuruyla, yarasıyla var olur. Yaralarımızı gizleyip sadece başarılarımızı yarıştırdığımız bir dünyada, samimiyet bir lüks haline geldi. İnsanlar anlaşılmadıklarını hissediyor çünkü kimse gerçek halini göstermeye cesaret edemiyor