Kulluk saat, zaman, mekan veya günle sınırlandırılmış, belli görevlerle kısıtlanmış, donuk, yapılması alışkanlık haline gelmiş hareketleri yerine getirmek değildir. Bilakis hayatın bütününü kuşatan bakış açısı, kalbe ve ruha hitap eden ibadet canlılığı, iyilikleri ve kötülükleri ihlas ile birbirinden ayırma gayesi ile kulluk; sınırsızlığı yaşamak, sadece hak edenin önünde eğilmek demektir.
Bir şeyi bilmek öyle olmak için yeterli değildir. İnsan ne kadar ilim sahibi olursa olsun her an Allah ile bağını güçlendirmedikçe günden güne erimeye müsaittir. O halde insanın en zayıf noktalarından biri, bildiği şeyi çok fazla anlattıkça gözünde bilginin asli değerini kaybetmesidir.