Nina yarım ağız gülümsedi. Andrew sadece şaka yapıyordu ama hiçbir kadın bir başka kadınla kendi aleyhine kıyaslanmak istemezdi. Andrew bunu bilmiyorsa tam bir aptaldı. Gerçi erkeklerin çoğu aptaldı.
Ağır İtalyan aksanıyla, "Millie," diye tekrarladı. Bir şey söylemek istiyordu ama zorlanıyordu. "Sen..."
İtalyanca bir kelime söyledi fakat ön kapının açıldığını duymamızla bahçeye geri dönüp toprağı kazmaya devam etmesi bir oldu. Söylediği kelimeyi ancak şöyle böyle duyabilmiştim. Pericolo. Artık ne demekse. Belki de kola istiyordu.