Casey soruma soruyla karşılık verdi. Bana sık sık soruyla cevap verdiğini fark etmeye başlamıştım. "John, diyelim ki VA'na ulaşmaya karar verdin. Ne yapardın ?"
Bir an düşündüm. "Sanırım arabalar hakkında bir sürü kitap okurdum. Belki arabaların üretildiği bir yeri ziyaret eder ya da araba üretmiş insanlarla iletişime geçip onlardan tavsiye alırdım. Arabaların montaj süreçlerinde yer alabileceğim bir iş bulmayı deneyebilirdim."
"Tek bir yerde kalır mıydın?"
Duraksadım ve bir kez daha düşündüm. "Hayır, sanırım araba yapımını öğrenmek isteseydim tek bir yöntemle yetinmemek için dünyada bu işin yapıldığı farklı yerleri ziyaret ederdim. Sanırım kendi soruma cevaben insan Varoluş Amacı'nı karşılayabilecek şeyler hakkındaki bilgiyi, onunla bağlantılı birçok şeyi keşfederek ve kendini onlara maruz bırakarak öğrenir, diyebilirim."
"Anlamışsın," dedi Casey. "Hepimiz mevcut tecrübelerimiz ve bilgilerimizle sınırlıyız. Burade önemli olan, 'mevcut' ifadesidir. Hepimizin bilgiye,insanlara, kültürlere ve dünyanın dört bir yanından tecrübelere maruz kalma şansı, tarihte hiç olmadığı kadar fazla."
Yaşlıca bir adam, dostum Jaime Cohen'e sormuş: "İnsanların en gülünç yönü nedir?" Cohen'se şöyle yanıt vermiş: "Hep ters düşünürler: Büyümek için acele ederler, sonra da çocukluklarını yitirdikleri için üzülürler. Para kazanmak için sağlıklarından olurlar, hemen ardından da sağlıklarına kavuşabilmek için paralarından olurlar. Gelecek konusunda öyle kaygılara kapılırlar ki bugünü önemsemezler, bu yüzden de ne bugünü ne de geleceği hakkıyla yaşarlar. Asla ölmeyecekmiş gibi yaşarlar ve asla yaşamamış gibi ölürler."