Tütüncü dükkânı aynasına gözüm ilişti. Yaşlı bir adam yanıma sokulmuş, tütüncüden alışveriş ediyordu. Az kaldı, başımı çevirip "Bu yaşlı adam kimdir?" diye bakacaktım. İyi oldu ki kendimi tez tanıdım. Tanıdım ve şaştım. Bu yaşlı adam ben mi oluyorum? Ben düşkünleşmişim. Rengim ağarmış, suratım kansızlaşmış, ölümleri yaklaşmış büyük babalardan olmuşum. Ben, içime sorsam, daha hiç ihtiyar değilim. Demek, yoldan geçenler bana bakınca bu yaşlı adamı görüyorlar.