Fatma arslan

"Bugün beslendiğimiz düşüncelerin ekseriyetinin ya sınırlarımız dışından ya da geçmişimizden ithal edilmiş olması ne kadar da aşağılayıcı ve hayal kırıklığına uğratıcı! Sadece gıdasını ve ilaçlarını değil, aynı zamanda hayallerini, fikirlerini ve değerlerini de ithal eden bir milletle karşı karşıya olduğumuz düşüncesi sizi hiç korkutmuyor mu?"13 7 Ekim'de işte bu gerçeğe uyandık.
Sayfa 158·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gazze'de yıkımın ortasında bile her daim hayat ve umut vardı, Yıkım da yaşama arzusu da Gazze'nin bir gerçeğiydi. Öngörülemezlik ve belirsizlik yüzünden gelecek planı yapamayan ve günlük yaşamaya mahkûm olan Gazzeliler, hayatlarını ertelemezler, o an ne gerekiyorsa onu en iyi şekilde yapmaya çalışırlardı. Mesela bayramları bayram gibi kutlarlar…
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Geçmişte Israil, işlediği katliamlarla uluslararası kamuoyu önünde imajını kirletmemek için Gazzelileri fiziken yok etmekten ziyade iktisaden ve psikolojik olarak çökertmeyi öncelemekteydi. Ev yıkmak, İsrail'in sıkça başvurduğu bir psikolojik çökertme aracıydı. Zira molozların altında kalan Filistinliler, sahip oldukları her şeyi yitiriyor, hayatları sıfırlanıyor, hatıraları ve hafizaları çalınıyordu. Abluka şartları altında, yitirdiklerini yeniden kazanabilmeleri de imkânsıza yakındı. Kenize Murad'ın deyimiyle "Ev güvenliktir, yuvadır; yuvası yıkılan kendisini ölüm tehlikesi içinde hisseder." Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İk-rime Sabri de "Ölüm, insanın evinin yıkılmasından daha iyidir" der. Dolayısıyla İsrail, her savaşta Gazzelilerin evlerini yerle bir ederek onları ölmekten beter etmeye çalışıyordu. Kısaca Gazze'de savaşlar ateşkesle bitmiyordu; travma sonrası stres bozuklukları (TSSB) ve yıkımın ortasında sosyoekonomik hayatta kalma savaşı başlıyordu. İsrail saldırıları, ablukası ve ambargolarının her zaman Gaz-zeliler üzerinde yıkıcı psikolojik etkileri vardı. Saldırıların ana hedefi; direniş ruhunu ve kabiliyetini tamamen yok etmek, özsaygıyı ve özgüveni kaybettirmek, Gazzelilere boyun eğdirmek ve onları insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşatmamaktı. Ancak Gazzeliler Filistinlilerin en güçlü ve dirençli kesimidir. Ağrı eşikleri çok yüksektir. Israil'in Gazzelilere karşı kullandığı her bastırma yöntemi, direnişin daha etkili silahlar ve metotlar üretmesini sağladı. Israil, evleri ve işyerlerini bombalayarak gençlerin hayallerini, umutlarını ve sevinclerini çaldı;Gazze’ de bir gelecek olmadığı kanaatini yerleştirmeye çalıştı. İsrail’ in saldırıları yüzünden alesin ve evini yitiren veyahut çok iyi bir eğitim aldığı halde hak ettiği işi bulamayan Gazzeli gençlerin
Sayfa 53 - Timaş Tarih·Kitabı okuyor

Fatma arslan

, bir kitabı okumaya başladı
Zahide Tuba Kor
9.6/10 · 151 okunma