“Gök kubbenin altında hür doğan bir milletin evlatlarıydılar. Diz çökmek nedir bilmeden büyümüş, esareti ölümden beter saymışlardı. Onlar için hayat, ya kılıç elde savaşmak ya da toprağa kanla karışmaktı. Çünkü bilirlerdi ki bir gün ölmek kaçınılmazdı; fakat nasıl öldükleri, adlarının nasıl anılacağını belirleyecekti. Bu yüzden korkuyu yüreklerinden söküp atmış, kaderlerini kendi bileklerinin gücüne bağlamışlardı. Gece ne kadar karanlık olursa olsun, içlerindeki ateş sönmedi; çünkü onlar bozkurt soyundan gelenlerdi ve bozkurt, en karanlık anda bile yolunu bulurdu.”