Büyükelçinin Gözünden Suriye kitabında Şam’da bulunan bir Osmanlı mezarlığının Büyükelçimiz Ömer Onhon tarafından ortaya çıkarılışından ve Tika’nın bu mezarlığı restore edişinden bahsetmiş . Büyükelçimiz mezar taşlarının kavuklu fesli ve çiçek desenli olduğunu da eklemiş . Yazının altına eklediğim fotoğraflar İstanbul’da çektiğim Osmanlı dönemi mezarların bazı fotoğrafları . Ecdadımız bu kadar zerafet sahibiyken biz bu zerafeti nasıl kaybettik ve koruyamadık diye düşünmeden edemiyor insan.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tevatüre göre , 1165- 1240 yıllarında yaşayan ünlü İslam mutasavvıfı Şeyh Muhiddin Arabi bir gün Şam sakinlerinin paragözlülüklerine sinirlenir ve ayağıyla bir yere defalarca vurarak , “ Sizin taptığınız benim ayaklarımın altındadır “ diye bağırır. Bu olaydan 250 yıl kadar sonra Memlükleri mağlup eden ve bölgenin fethini tamamlayan Yavuz Sultan Selim’e bu hikayeyi anlattıklarında , Arabi’nin ayaklarıyla vurduğu yerin kazılmasını emreder . Kazdıkları yerden önemli bir hazine çıkar . Sultan Selim’in emriyle , Arabi’nin kabrinin olduğu yere bir türbe ve cami yapılır .
Kadınların durumu oradayken özellikle dikkatimi çekmişti. Batı tarzı giyinen de vardı İslami usül tanımına uygun giyinen de . Kılık kıyafete karışılmazdı. Gece yarısı çay bahçelerinde kadınlar kendi başlarına oturabiliyor veya yolda yürüyor rahatsızlık veren olmuyordu.