Anadolu'nun bozkır topraklarındaki o mahallelerden birinde; bakkalından köy yoğurdu alırken Çetin'in Handan yeşilini tarif etmesini dinlemeyi, caminin karşısındaki küçük tezgahından Aziz Efendi'nin kara kediyi anlatışını dinlemeyi ve tabi ki kara kedinin kokusunu koklamayı, taksici Sadi'nin gülüyle yolculuk ederken Sadi ve Haydar'ın sohbetine dahil olmayı, Niyazi'nin oğlu Şahin'in derdini dinlemeyi, Tolga'nın kaleminden Elif'i ve çocukluğunu dinlemeyi çok isterdim...