Eksik yaşanmışın insanı yaraladığını ama umudun yitirilmesinin de daha da eksik bir yaşama götüreceğini, üstesinden gelinmiş bir yaratma güçlüğünün hazzını bir daha, bir daha —yaralarla kaplıyken bile— bir kez daha yaşama başarısının gösterilebileceğini öğretir
musiki eğitimi.
(Gayrıresmi resmi dilimiz İngilizce, bize "pet-shop"lar da armağan etti. "Pet" nedir? Satılmak üzere bekletilen, hasta edilen, acı çektirilen bir canlı oyuncak mı?
Sözlüklere bakmak zahmetine katlananlar, başka anlamlar da bulabilirler o sözlüklerde…)
Dili durmadan kurmak zorundayız. Yaşamla, düşünceyle sürekli etkileşim içinde olan, var ettiğimiz, bizi var eden bu aracı, durgu durak bilmeden kurmak zorundayız. Bilmek ile yetinememiz de bundan.