Bugünkü vasat adamın yaşamı, bir başka devrin en güçlü kişisine oranla daha kolay, daha rahat, daha güvenlidir. Dünya daha zengin olduğu ve kendisine yollar, telgraflar, oteller,kişisel güvenlik
ve aspirin sağladığı sürece, bir başkasından daha zengin olmamanın
hiçbir önemi yoktur.
On dokuzuncu yüzyıl,vasat insana bütün bu güçleri verdikten sonra, onu kendi
haline bırakmış; o da doğal eğilimine uyarak içine çekilmiştir.Bu nedenle, önceki devirlerdekinden çok daha güçlü,
ama kendi içine sıkı sıkıya kapanıp kalmışlığı,herhangi bir şeye ya da herhangi bir kimseye boyun eğmemezliği,kendi kendine yeterli oluşuna inanmışlığı, tek kelimeyle inatçılığı ile onlardan ayrılan bir kitleyle karşı karşıyayız.