Konusu kısacası Messalina'nın amcası Gideon'a bir işini yaptırmak için karşılığında yeğeni Messalina'yı teklif ediyor. Olaylar da böyle başlıyor. Tahmin edersiniz ki amca kılıklı adama az sövmedim.
Hictorial deyince ben dönüp dolaşıp yine kendimi Elizabeth Hoyt'ta buluyorum. İçinde tek tük beğenmediğim kitaplar çıksa da okuduğuma pişman olmuyorum. Bu türü sevdiğim için okumaktan keyif alıyorum. Greycourt serisinin ikinci kitabıymış ama ben direk bundan başladım sırası önemli değil bence. Çerezlik kafa dağıtma ihtiyacını karşılayan sürükleyici bir kitaptı. Karakterleri de ayrı ayrı sevdim aralarındaki çekim de çok iyi çok ateşliydi dkdkdk Kitapta tek canımı sıkan Messalina'nın Gideon adam öldürdüğünde bile ama daha sabah bir çocuğa iyi davrandı kötü biri olamaz kafasında olduğu için puan kırdım. Bu kadar saf olmamak lazım katlanamıyorum.
4/5
Kitabın ilk 100 sayfasında çok sıkıldım artık bir şeyler olsun derken sonunda merak uyandırmaya başladı. Violet'in rüyaları ilginçleşmeye başladı. Friends to enemies to lovers temalı bir kitap ve benim hoşuma gitti. Tüm karakterleri sevdim cadıyı bile ama prensi bir o kadar sevmedim dkdkdk puanı da o bencil, kuş beyinli herif yüzünden kırdım. Asla bir samimiyeti yoktu. O bitki sahnesinde oh dedim kurtulduk oksijen israfıydı o derece sevmiyorum yani. Benim erkek nefretini uyandırdı adam resmen dkddkkd Kısacası erkek başrol hayal kırıklığıydı benim için aşık oldum demelerine final sahnesinde bile gram inanmadım samimiyet yoktu ve dediğim gibi bencil bir adam zaten :)Bu kitap seri galiba çünkü savaşı da okumamız gerekiyor diğer kitabın konusu da bu olur. Gönül isterdi ki bitki sahnesinde prens ölsün ve bu kitap kötü bitsin ve tek kitap kalsın. Yakışacak son buydu bence ama hadi bakalım umarım adam diğer kitapta düzelir. Genel olarak kurguyu ve evreni sevdim size de tavsiye ederim.
4/5