B.

B.
@Fbusratin
Öğretmen
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
5 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Her bakımlı İngiliz için, hatta belki de Londra otelinin asansörcüsü için bile, dünyanın bir yerinde birkaç renkli derili insan ölesiye çalışıyordu; bu şık, azametli tavırlılar ve canları sıkılanlar için, sayıları beş milyonu bulan işsizler için de onlar çalışıyordu; adanın umuma açık parklarında çimlerde gün boyu pipo içen ve birçoğu Fransa'daki enflasyondan yararlanarak, Bretagne sahillerine, plajlarına gidip ellerinde golf sopaları, aldıkları işsizlik yardımı parasını orada harcayan işsizler için. Bu ülke için, bu büyük yemyeşil, sisler içinde bu yarı karanlık ada için dünyada yüz milyonlarca insan ter döküyor ve geberiyordu. Kendileri de çalışıyordu evet, ama azıcık bir inançla ve çok gerektiğinde!
Reklam
"Yoksullar" konusu üzerine kimse düşünmezdi; onlarla birlikte yaşasak bile, yaşamlarını ve durumlarını sanki Pagan yaşantılarında sürünen zencileri ya da Çinlileri izler gibi uzaktan izlerdik. Her Hristiyanın, misyonerler için gümüş kâğıt ve pul toplaması gerekirdi; misyonerler bu zavallıları vaftiz ettikten sonra her şey düzelirdi. Yoksullarla tatlı dille konuşmak uygun düşerdi; "Hadi al bakalım evlat!" gibisinden, bir hastayla ya da zekâ engellilerle konuşur gibi. Eğer kapıyı bir dilenci çalarsa, annem bazen elime bozuklukları tutuşturur, korkmadan parayı yoksula vermemi tembihlerdi. Tam olarak bunu söylemeseler de, bu tembihi aslında, eğer ona dikkatli, tatlı dilli davranırsan yoksul seni ısırmaz, gibi anlamak gerekirdi. Okulda da evde de "yoksulluğun ayıp olmadığı" ve yoksullarla da aynı topluluğa aitmiş gibi kibarca konuşmanın uygun düşeceği öğretilirdi, hatta onları teselli etmek de gerekirdi çünkü "onların kabahati değildi yoksul olmak". Bu "toplumsal anlayış" çocukluğum boyunca her yoksulu sakat sanmama yol açtı. Çok sayıda olduklarını sanıyordum.
Zulüm kültürü ve eksik duygusal eğitim, oğlanları gölgelerden korkacak noktaya getirmekle kalmaz, olmayan tehditler görmelerine de yol açar. Bu duygusal miyopi, duygusal işaretleri bulandırır ve insanların eylem ile söylemlerinin yanlış anlaşılmasına veya toptan gözden kaçırılmasına neden olur.
Babası hem duygusal yakınlık kuran hem de büyük ölçüde ilgili olan çocukların eğitim başarıları daha yüksekti ve kamu malına zarar verme ya da uyuşturucu satma gibi suç teşkil eden davranışları sergileme ihtimalleri düşük kalmaktaydı.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Çocuğun yirmi yedi yaşındaki gelirini etkileyen başlıca unsur, babanın veli toplantılarına katılıp katılmadığıydı.
Sayfa 136·Kitabı okudu
Reklam