"Bir köprüye doğru yürümekte olduğunu sanıyorsun, oysa bu köprü sadece, sen onu seviyorsun, diye var. Biraz soluklan ve gücünü toplayınca yeniden yoluna devam et, çünkü hedefin senin ona gittiğini bilirse o da sana kavuşmak için koşacaktır."
Yalnızlık tarafından sindirildiğini hissedenlerin şunu unutmamaları gerekir: Yaşamımızın en önemli anlarında daima yalnızızdır.
Annesinin karnından çıkan bir bebek yalnızdır; etrafında kaç kişinin bulunduğu önem taşımaz, neticede yaşayıp yaşamayacağına bebeğin kendisi karar verir.
Sanatçı, eserinin karşısında yalnızdır; eserinin gerçek anlamda başarılı olması için sanatçının sessizliğe bürünmesi ve sadece meleklerin lisanına kulak vermesi gerekir.
İstenmeyen addedilen ölüm, karşımıza çıktığında; varlığımızın en önemli ve korkulan anı gelip çattığında yalnız olacağız...
Ne mutlu, yalnızlıktan korkmayanlara! Kendi kendilerine arkadaşlık etmeye korkmasınlar; uğraşacak iş, eğlence ya da yargılayacak insanlar bulmaya uğraşmasınlar...