En aptalımızda bile Allah vergisi bir sezginin olduğunun farkında değildi. Göstermelik, yapaylık kokan her söz, tutum ve davranışın, karşımızdakilerin bu sezgi süzgecine takılabileceğinin de..
Ulaşmak isteyipte ulaşamadığı amaçları arasındaki süreci zamana yaymayıp kısa tuttuğundan acı çekiyordu. Kendi kendini gazlayan, şişiren, yine bir anda puf diye pörsüyen istekleriyle, kendi kendine çelme takıp engellediğin farkında değildi.
Öğrenmeyle bilgili görünme arasındaki farkı anlamayacak kadar toy olduğundan bir süre sağa sola yalpalamış durmuştu. O kitapları değil, kitaplar onu okumuştu.