Kitap okuma alışkanlığıma tekrar kavuşabilmek ve beğendiğim alıntıları sadece kendime not olarak kaydetmek için bu uygulamayı kullanıyorum. Takip etmek, beğenmek gibi önceliklerle burada değilim. Anlayışınız için teşekkürler.
Ağzında yarısı yanmış bir sigara ile elindeki tahtayı rendelerken İngiliz'den ve fareden korkulur diye geçirdi içinden. Uykudayken burnunu, kulağını fare yemiş çok insan görmüştü. Fare, insanın ruhu bile duymadan yapardı bu işi. Yiyeceği organı üfleyerek uyuştururdu, bu yüzden kurbanın ruhu bile duymazdı bir tarafları kemirilirken. İngiliz de böyleydi işte, bir yeri almayı kafasına koyduysa şeytanın aklına gelmeyecek metotlarla çalışır, ne pahasına olursa olsun amacına ulaşırdı. Ve bu arada kurban hiçbir şey hissetmezdi. Ta ki iş işten geçene kadar. Uyuşuk kardeşi bu işlerden hiç anlamazdı. Kimlerin hükümette olduğunu bilmiyordu ama doğru dürüst devlet adamı olmadıklarından emindi. Hele idare o Rumelili isyancı subayların eline geçerse atalarının kanını canını feda ettiği imparatorluk on yıl içinde çöker giderdi. Bundan emindi. Yahudiler Kudüs civarında toprak satın alarak orada kendilerine yeni bir devlet kurmak istiyorlardı. Vahhabi isyanından beri Mekke ve Medine de tehlikedeydi.
Yakında emrihak vaki olur da bu fani dünyaya gözlerini kaparsa hiçbir şeye cevap verme imkanı kalmazdı.
En iyisi başından geçen bazı önemli olayları kendisinin anlatmasıydı. Tarih onu nasıl olsa temize çıkarırdı. Yeter ki gerçeğin üzeri örtülmesin.
"Yeri göğü, yıldızları, ayı yaratan Allah'tır, kıyamet gününün sahibidir ve O ol demedikçe hiçbir şey olmaz. Bak elhamdülillah her şey yerli yerinde. "