Geçen yüzyılın başlarında Freud modernleşme olarak tanımlayabileceğimiz büyük ilerleme ve dönüşüme işaret ederek uygarlığın insanlığa sunduğu en büyük armağanın güvenlik olduğunu söylemişti. Ancak, gelinen noktada öyle anlaşılıyor ki eğer Freud yüzyılın sonuna kadar yaşama şansını bulsaydı bu düşüncesinden dolayı epey pişmanlık duyuyor olacaktı. Çünkü son 15 yılın kısa bir sosyolojik muayenesini yapmaya giriştiğimiz de mutlaka hesaba katmamız gereken ilk birkaç konu başlığı arasında risk ve belirsizlik ve korkular özel bir yere sahip olmak zorundadır.
Tarım toplumları olsun, kapitalist toplumu olsun toplumun yeniden üretimi üretim düzeyinde gerçekleştirilir. Her iki toplumda da üretim vardır ama üretimin amacı ve organizasyonu tepeden tırnağa farklılık gösterir. Tarım toplumlarında üretim kullanım değeri üretme amacına yönelik iken, kapitalist toplumda tamamen değişim değeri için üretim yapılır.
Aristo'dan itibaren yapılan önemli bir ayrım,üretim sürecinde açığa çıkan ürünlerin iki değeri vardır; kullanım değeri ve değişim değeri. Kullanım değeri ürünün insanların ihtiyacını karşılamak kapasitesini işaret ederken, değişim değeri elimizdeki ürünü başka ürünlerle değiştirme kapasitesine anlatıyor. Bu iki önemli kavramlaştırma diğer bir kavram çiftini önemli kılıyor; üretim düzeyi ve dolaşım düzeyi.