Festina lente

Başladığın yerde kalmak bu dünyanın en berbat, en affedilmez suçuydu.
Sayfa 129
Reklam
Kader bizi bir yere çağırdığında buna karşı koyacak gücümüz kalmıyordu ve genellikle gitmeyi arzu etmediğimiz yerlere yazgımızın zoruyla gidiyorduk. Gerçekten böyle miydi? Yoksa arzularımızın peşinden gittiğimiz halde, sonunda acılarla karşılaşınca, sırf suçu üzerimizden atmak için bizi oraya kaderin çağırdığını mı iddia ediyorduk?
Sayfa 107
“Keşke yeteri kadar gücüm ve cesaretim olsaydı da içime bakabilseydim. Tabii görebilecek bir göze, anlayabilecek bir kalbe ihtiyaç var, onu da zamanla öğreniyor insan.”
Sayfa 104
“Cehennemi andıran bir yere mi gidiyoruz?” “Kötü düşünme belki de tam aksine cennetine gidiyorsundur. Sana söyledim mesele insanla ilgili. Neye, nereye, kime bağlanıyorsan oraya varmaya çalışıyorsun. Cennet cehennem bahane.”
Sayfa 80
İnsanın ölüme giderken ihtiyaç duyacağı tek şey neydi sahiden? Açık yüreklilikle arkasında durabileceği bir hayat mı? Saf pişmanlıklar mı?
Sayfa 73
Reklam