Boşver: Çalışmış çabalamıştı
elinden geldiğince savaşmıştı kendisi.
Ve şimdi kara umutsuzluğun ortasında
artık övündüğü bir tek şey var
kıvançla; başarısız da olsa, o her zamanki
boyuneğmez yiğitliği gösteriyor dünyaya.
Gerisi- düşlermiş, boş hayallermiş
Sağlam bir zırh yapacağım kendime, sözlerden,
kişiliklerden, güzel davranışlardan bir zırh.
Böylece çıkacağım karşısına kötü insanların
korkusuzca ve hiç zayıflık duymadan.
Zarar vermek isteyecekler bana. Bilemeyecekler
yaralarım, nerededir incinebilir yerlerim,
göremeyecekler beni örten yalanların altını.
Dilediğin gibi kuramıyorsan hayatını
hiç olmazsa şunu dene
elden geldiğince: Rezil etme onu
kalabalığın sürtüşmelerinde
koşuşturmalarda, gevezeliklerde.
Rezil etme onu, sürükleyerek,
dolaştırarak, teşhir ederek öyle,
yabancı bir yüke dönüşünceye kadar
o gündelik budalalıklarında
ilişkilerin ve alışverişlerin.
(1913)
Bir tekdüze gün izler
bir başka tekdüze günü.
Aynı şeyler olacak ve yinelenecek olaylar
Aynı anlar bir bulup bir bırakır bizi.
Geçer bir ay ve bir başkasını getirir.
Olacakları kolayca öngörebilir insan:
Dünkü o cansıkıcı olaylar
Ve yarın benzemez olur artık yarına.
(1908)