Konstantinos Kavafis

Konstantinos Kavafis

Yazar
8.2/10
21 Kişi
·
67
Okunma
·
26
Beğeni
·
2.349
Gösterim
Adı:
Konstantinos Kavafis
Tam adı:
Konstantinos Pedros Kavafis
Unvan:
Şair, Gazeteci, Memur
Doğum:
İskenderiye/ Mısır, 1863
Ölüm:
İskenderiye, 1933
Konstantinos Kavafis (29 Nisan 1863- 29 Nisan 1933) Yunan şair. Çağdaş Yunan şiirinin önde gelen isimlerinden biridir.

1863 baharında İskenderiye`de doğdu. 1850 yılında Mısır`a yerleşen İstanbul-Yeniköy kökenli Pedros Kavafis ile Harikleya Fotiyadi`nin dokuzuncu çocuğuydu. Kavafis 7 yaşındayken babasını kaybetti (1870). Babası arkasında eski sıhhatli günlerine nazaran pek bir şey bırakmadı. Aile 2 yıl sonra 1872`de İngiltere`ye gitti. Konstantinos, eğitimini burada sürdürdü. Babadan kalan şirket 1876 bunalımı sonrasında, erkek kardeşlerin de tecrübesizliğinin etkisiyle batınca aile 1880 yılında İskenderiye`ye geri döndü. Kavafisİstanbul'da yaşadığı 1882-1885 yıllarında, Bizans ve Helen tarihini inceledi, demotiki olarak bilinen halk dilini burada tanıdı.

İskenderiye'ye döndükten sonra Su İşleri Bakanlığı'nda uzun yıllar kâtiplik yapmış, İskenderiye Borsası'nda simsar olarak çalışmıştır. Ömrünün son yıllarında gırtlak kanserine yakalanan Kavafis 29 Nisan 1933'de İskenderiye'de yalnızlık içinde ölmüştür.

İlk şiirleri 1903'te Yunanistan'da yayımlandı. Bir yıl sonra 14 şiirden oluşan ilk kitabını çıkardı. 1907'de Nea Zoi (Yeni Hayat) adlı edebiyat dergisinin çevresinde toplanan genç sanatçılarla ilişki kurdu. 1910'da birinci kitabını 12 şiir ekleyerek yeniden yayımladı. 1911'den ölümüne dek şiirlerini dergilerde yayımlayan Kavafis'in 154 şiiri toplu olarak 1935'te yayımlanabildi. Bütün şiirleri 1963'te gün yüzü görebildi. En önemli şiirlerini 40 yaşından sonra yayımladığı için kendisini "yaşlılığın şairi" olarak nitelendirmiştir.

Kavafis konularının çok büyük bir bölümünü tarihten almıştır. Onun asıl ilgi alanı olan Helenistik dönem ve Bizans, bir kahramanlar çağı değil, karmakarışık olaylar, nedensiz gibi görülen savaşlar, uydu krallıklar, sürgün edilmiş kukla krallar, politik dalgalar, kıskanç, tutkulu sanatçılar çağıdır. Doludizgin bir cinsellik bu örgünün dokusuna işlenmiştir.
'Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim' dedin.
Bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz yargısıyla karşı karşıya
-bir ceset gibi- gömülü kalbim...
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün
boşuna bunca yılı tükettiğim ülkede...
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın,
bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın.
Aynı mahallede koşacaksın,aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda,başka bir şey umma.
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir,bütün yeryüzünde..
Boş günler geçirdiğim bu karanlık
odalarda dönenip duruyorum
pencereleri bulmak için.
Öyle rahatlayacağım ki bir pencere açılsa
Ama bir türlü ortaya çıkmıyor pencereler-
Ya da ben bulamıyorum onları. Belki de
Bulamamam daha iyi.
Belki bir başka işkence olacak ışık.
Kim bilir neler çıkaracak karşıma?
Surlar

Üzerinde düşünmeden, acımadan, utanmadan
büyük ve yüksek surlar ördüler dört bir yanıma.

Ve şimdi burada oturmuş umutsuzca bekliyor, aklımı
kemiren bu yazgıdan başka bir şey düşünemiyorum.

Oysa dışarıda bir sürü işim vardı görülecek.
Nasıl da farkına varamadım surlar yükselirken!

Ne ustalar, ne de başka bir gürültü çalındı kulağıma.
Hiç hissettirmeden kapadılar beni dünyanın dışına.

(1897)
Konstantinos Kavafis
Sayfa 37 - İstos Yayın, Yunanca'dan Çeviren: Ari Çokona
Sevinçlerimden, kederlerimden yarattım seni: nice olaydan, nice şeyden.
Tepeden tırnağa duygusun artık benim için.
Bedenimle yüzümün yaşlanması
korkunç bir hançerin yarasıdır.
Tahammülüm kalmadı artık.
Az buçuk merhemlerden anlayan
sana sığınıyorum Şiir Sanatı.
Bilirsin sen acıyı hayaller
ve sözlerle yumuşatmayı.

Korkunç bir hançerin yarasıdır.
Getir merhemlerini Şiir Sanatı, yaranın
-bir süreliğine- acısını dindiren.
Bir mum yeter.
Soluk ışığı daha çok yakışır,
Dah samimi olur,
Geldiğinde Sevgi'nin, geldiğinde Gölge'leri.

Bir mum yeter.
Bu gece fazla ışık olmasın odada.
Hülyalara dalıp kendimi kaptıracak,
Donuk ışık altında düşler görüp hayaller kuracağım,
Gelsin diye Sevgi'nin, gelsin diye Gölge'leri.
"bir başka ülkeye, bir başka denize giderim" dedin,

"bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
bir ceset gibi gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak yerde?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede."

yeni bir ülke bulamazsın,
bir başka deniz bulamazsın.
bu şehir ardından gelecektir.
sen aynı sokaklarda dolaşacaksın gene.
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.

başka bir şey umma bineceğin gemi yok,
çıkacağın yol yok.
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
Düşünmeden, acımadan, utanmadan
kocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma.
Ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan.
Beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda;
oysa yapacak bunca şey vardı dışarıda.
Ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar.
Ama ne duvarcıların gürültüsü, ne başka ses.
Sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar.
KENT

Dedin "Bir başka ülkeye bir başka denize gideceğim.
Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet.
Yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam;
ve yüreğim gömülü bir ceset sanki.

Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede.
Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam
Hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma,
Yıllarıma kıydığım boşa harcadığım."

Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler bulamayacaksın.
Bu kent peşini bırakmayacak.
Aynı sokaklarda dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşlanacaksın;
Aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma.

Bir gemi yok, bir yol yok sana.
Değil mi ki hayatına kıydın burada

Bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada.
Ne zamandır Yunan mitolojisiyle alakalı bir kitap okumak istiyordum ki K. P. Kavafis'in Bütün Şiirleri kitabı çıktı karşıma. Kapsamlı bir şey aramıyordum zaten, elime alıp bakınca "bir taşla iki kuş neden olmasın" dedim ve başladım kitaba. Bazı şiirlerine bayıldım, beğenmediklerim -ya da anlamadıklarım- da epey oldu. Kitabın iyi yanı şu ki; K. P. Kavafis'in şiirlerine kaynaklık eden tarihi ve mitolojik unsurların açıklandığı notlar bölümü var. Buna iki isimle ilgili az çok bilgi edindiğim bir şiirden küçük bir kesitle örnek vereyim.
....
Ama millet Narkissos ve Hermes yerine koydu beni,
Kötü alışkanlıklarım yıprattı, tüketti bedenimi.
....

Irmak tanrısı Kephissos ile arındırıcı suların perisi Liriope'nin oğlu Narkissos bir gün şu birikintisinden su içmek isterken yüzünü görüp kendi kendine aşık olur. Kendine hayranlıkla bakar kalır, bir müddet sonra gücü tükenir ve oracıkta ölür. Tam orada da bir çiçek biter; Narkissos çiçeği.. (Nergis)

Bir diğer isim Hermes. Tanrıların en kurnazı, hırsızların, kumarbazların koruyucusu.. Liri, kavalı, notaları, astronomiyi, ölçü birimlerini ve sporu icat ettiğine inanılan Hermes..

Aşağı yukarı böyle bir kitap, çok fazla tarihi ve mitolojik kahraman var. Bu yüzden her şiirden sonra arka sayfalara gidip açıklama olup olmadığına bir bakın -bilgi sahibi değilseniz- yoksa bir şey anlamadan okumuş olursunuz.

Keyifli okumalar.
Tarih ve şiir. Kavafis okurken yüreğiniz antik bir yolculuğa çıkacak. Kimimiz bir şehri bekler, kimimiz barbarları. Bazen de çabalarımız Troilalılara benzer .
Şiirlere geçmeden yapılan incelemeleri ve ön sözü sakin kafayla okumanızı öneririm. Şiirler okunurken de bu sayfalara geri dönülebilir -ben sık sık yaptım- ama başlangıçtaki bu okuma Kavafis'i anlama açısından çok yardımcı olacaktır.

Şiirleri anlatmak zordur, birinin hayatının şiiri bir başkası için hiçbir anlam ifade etmeyebilir. O yüzden bu kitap için oldukça çok konuya dokunan ve benim içimde oldukça fazla noktaya dokunmayı başardığı için daha anlamlı olan bir kitap demem doğru olur.

Benim için geç kaldığımı düşündüğüm biri Kavafis, belki de zamanlaması hiç bilmediğim bir şekilde mükemmeldir bu dünya insanının. Her incelememin öznel kısmı olmazsa olmaz, bu da böyle olsun.
Diyorsun ki, “bir başka ülkeye,
bir başka denize gitmek istiyorum;
bundan daha güzel bir başka kent vardır kuşkusuz.
Ama kötü yazgım peşimi bırakmaz ne yapsam,
ve kalbim şimdi burada gömülü bir ceset sanki.
Ruhum daha ne kadar katlanacak bu çoraklığa?
Hangi yana çevirsem yüzümü, ne yana baksam
Hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma
Bunca yıllarımı heder ettiğim şu ülkede.”
Yeni bir ülke bulamazsın, arama sakın,
Bir başka deniz de bulamayacaksın.
Nereye gitsen bu kent senin ardından gelecek,
Aynı sokaklarda dolaşıp duracaksın yine,
ve yaşlanacaksın aynı, hep aynı mahallede,
hep aynı evlerde ağaracak saçların.
Ve dünyayı bir uçtan bir uca dolansan da
Dönüp bu kente geleceksin sonunda.
Yanılma sakın, bir başka gelecek umma,
ne seni bekleyen bir gemi var limanda
ne de beklediğin bir başka çıkar yol.
Nasıl tükettiysen ömrünü şurada, şu köşecikte,
Öyle kıydın demektir ona, tüm yeryüzünde.
Konstantinos Kavafis

Güzel şiirler tavsiye ederim..
Bence siir boyle olmali derin anlamlar icermeli oyleki arkasinda dipnotlar ve aciklamalar kismi kocaman yer kaplamali,iste o zaman yazilan, herhangi bir cumleden farkli olur,adi siir olur...Hayatimda okudugum tek siir kitabi,okuyup pisman olacaginizi sanmiyorum...
En Türkçe haliyle, en muhteşem çevirisiyle bile anlaşılması güç şiirleri barındırır. Biz Şehir-Kent şiirini okuyup Kavafis'e hayran olmaya karar vermişizdir ama bakarız ki tüm şiirlerini anlamak için Yunan tarihi ve mitoloji bilmek gerekiyor. Şiirleri köşesinden tutabilenler için ağır bir kitap.
Başlayıp bitirmek çok zor geldi. Bu yüzden masamda durdukça arada açıp seçmece okudum.
Açıklamalı olan basımlarının okunmasını tavsiye ederim.
İstanbul kökenli oldugundanmidir bilemiyorum ama Çok az şairi okuduğumda, -hayir aslında bunu ben yazmaliydim- duygudaşliğina kapilmişimdir. İşte onlardan biride üstat Kavafis dir.
ötesi sonu herşeyiyle Konstantinos Kavafis... sırf şu dizeler için okuduğum ve okudukça bildiğim fakat uzak kaldığım bir denize yelken açtım...
"Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
Bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Kitaba adını veren "Kent" şiiri için almış bulundum. Birkaç şiir haricinde çok etkilemedi beni. Zaten genel olarak tarih ve tarihi kişiler için yazılmış şiirler mevcut. Şiir kütüphanesi oluşturmuyorsanız almasanız da olur. Yine de siz bilirsiniz.
Şiirleri içerisindeki en güzeli , en etkileyicisi 'KENT' şiiri olan Kostantinos Kavafis'in 'Bütün Şiirleri' eserinde (Varlık Yayınları) 'ŞİİRLER (POİİMATA)' bölümünden oluşan 154 adet ,ölümünden sonra düzenlenip yayınlanan 'YAYINLANMAMIŞ ŞİİRLER' bölümünden de 75 adet şiir bulunmakta.Yazar Helenistik dönemden çokça etkilen biri olması sebebiyle şiirlerinin büyük çoğunluğunda bu dönemden izler taşır.Yaşamının büyük çoğunluğunu İskenderiye'de geçirmiş olan Kavafis bu kenti etkileyen kişiler,krallar;savaşlar...şiirlerinin konusunu oluşturuyor.İskenderiye şehri dışında belli dönemlerde İstanbul,İngiltere,Yunanistan'da bulunan yazar bu ülkeleri etkileyen politik,kültürel sosyolojik değişimleri çağın eleştiricisi görevini üstlenerek şiirlerine yansıtmış.Konu itibarı ile ilgilenenlerin muhakkak okuması gereken bir eser.

''Başka diyarlara,başka denizlere giderim,dedin.
Bundan daha iyi bir kent vardır bir yerde nasıl olsa.
Sanki bir hükümle yazgılanmış her çabam;
ve yüreğim sanki bir ceset gibi gömülmüş oraya.
Daha ne kadar çürüyüp yıkılacak böyle aklım ?
Nereye çevirsem gözlerimi,nereye baksam burada
gördüğüm kara yıkıntılardır hayatımın yalnızca
yıllar yılı yıktığım ve heder ettiğim hayatımın.

Yeni ülkeler bulamayacaksın,bulamayacaksın yeni denizler.
Hep peşinde,izleyecek durmadan seni kent.Dolaşacaksın
aynı sokaklarda.Ve aynı mahallede yaşlanacaksın
ve burada,bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların.
Hep aynı kente varacaksın.Bir başka kent bekleme sakın,
ne bir gemi var,ne de bir yol sana.
Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte,
yıktın onu ,işte yok ettin onu tüm yeryüzünde.
(S.19)-KENT
~İyi Okumalar~

Yazarın biyografisi

Adı:
Konstantinos Kavafis
Tam adı:
Konstantinos Pedros Kavafis
Unvan:
Şair, Gazeteci, Memur
Doğum:
İskenderiye/ Mısır, 1863
Ölüm:
İskenderiye, 1933
Konstantinos Kavafis (29 Nisan 1863- 29 Nisan 1933) Yunan şair. Çağdaş Yunan şiirinin önde gelen isimlerinden biridir.

1863 baharında İskenderiye`de doğdu. 1850 yılında Mısır`a yerleşen İstanbul-Yeniköy kökenli Pedros Kavafis ile Harikleya Fotiyadi`nin dokuzuncu çocuğuydu. Kavafis 7 yaşındayken babasını kaybetti (1870). Babası arkasında eski sıhhatli günlerine nazaran pek bir şey bırakmadı. Aile 2 yıl sonra 1872`de İngiltere`ye gitti. Konstantinos, eğitimini burada sürdürdü. Babadan kalan şirket 1876 bunalımı sonrasında, erkek kardeşlerin de tecrübesizliğinin etkisiyle batınca aile 1880 yılında İskenderiye`ye geri döndü. Kavafisİstanbul'da yaşadığı 1882-1885 yıllarında, Bizans ve Helen tarihini inceledi, demotiki olarak bilinen halk dilini burada tanıdı.

İskenderiye'ye döndükten sonra Su İşleri Bakanlığı'nda uzun yıllar kâtiplik yapmış, İskenderiye Borsası'nda simsar olarak çalışmıştır. Ömrünün son yıllarında gırtlak kanserine yakalanan Kavafis 29 Nisan 1933'de İskenderiye'de yalnızlık içinde ölmüştür.

İlk şiirleri 1903'te Yunanistan'da yayımlandı. Bir yıl sonra 14 şiirden oluşan ilk kitabını çıkardı. 1907'de Nea Zoi (Yeni Hayat) adlı edebiyat dergisinin çevresinde toplanan genç sanatçılarla ilişki kurdu. 1910'da birinci kitabını 12 şiir ekleyerek yeniden yayımladı. 1911'den ölümüne dek şiirlerini dergilerde yayımlayan Kavafis'in 154 şiiri toplu olarak 1935'te yayımlanabildi. Bütün şiirleri 1963'te gün yüzü görebildi. En önemli şiirlerini 40 yaşından sonra yayımladığı için kendisini "yaşlılığın şairi" olarak nitelendirmiştir.

Kavafis konularının çok büyük bir bölümünü tarihten almıştır. Onun asıl ilgi alanı olan Helenistik dönem ve Bizans, bir kahramanlar çağı değil, karmakarışık olaylar, nedensiz gibi görülen savaşlar, uydu krallıklar, sürgün edilmiş kukla krallar, politik dalgalar, kıskanç, tutkulu sanatçılar çağıdır. Doludizgin bir cinsellik bu örgünün dokusuna işlenmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur beğendi.
  • 67 okur okudu.
  • 45 okur okuyacak.