Bu ülkede bir adamın ruhu doğunca uçmasını önlemek için ağlar atıyorlar üstüne. Sen bana ulusçuluğun, dilin, dinin sözünü ediyorsun. Bense bu ağlardan kaçmaya çalışacağım.
Eğer düş görme uyanma tarafından bölünmezse, anımsama çok enderdir. Birçok insanın düşleri zorlukla anımsaması ya da hiç anımsamaması uykunun beynin etkinleştiği bu aşamalarında belleğin devreden çıkarılmasının bir sonucudur. Yakın tarihli anılardan sorumlu kimyasal dizgeler uyku esnasındaki netleştirmesiyle tamamen kapatıldıkları için, eğer beynin bu kimyasallara ulaşmasını yeniden sağlayacak bir uyanma gerçekleşmezse düşleri anımsamak güçtür.
Düş görmenin başlıca bilişsel özellikleri şunlar: ben bilincinin (özdüşünür bilinç) yitirilmesi; yönsel dengenin yitirilmesi; yönelimli düşüncenin yitirilmesi; mantıksal akıl yürütmenin azalması; hem düş içinde hem de düş sonrasında bellek zayıflığı.
Bizim psikolojik gerçeklik duyumuzun bu ister normal bir düş görme esnasında olsun, ister bir psikoz belirtisi olsun- bizim onlara ilişkin düşüncelerimiz yanı sıra algı ve duygularımızın gücü tarafından belirlendiğidir. İçsel olarak üretilen algılar ve duygular düşlerin iki biçimsel niteliğidir, üstelik de başlıca nitelikleri. Bunların (uyanık olma haliyle karşılaştırıldığında) yoğunluğunu açıklamak için, beynin duyguları ve ilişkili algıları üreten bölgelerini bulmayı umut edebiliriz.
Önceleri düş görmeyi inceleyenler hemen her zaman "Düş ne anlam taşır?" sorusunu sorarken, bizler düş görmenin, onu uyanıkken sergilenen zihinsel etkinlikten ayırt eden zihinsel niteliklerinin neler olduğunu sorduk. Bizler düş içeriğinin önemsiz, bilgilendirici olmaktan uzak, hatta yorumlanamaz olduğunu söylüyor değiliz. Aslında düş görmenin bunların üçü olduğuna inanıyoruz; fakat düş görmenin daha önceleri psikolojik açıdan anlamlı, ayrıcalıklı ve yorumlanabilir olduğu düşünülen birçok yönünün de beynin durumunda uykuyla bağlantılı olarak gelişen değişikliklerin basit bir yansıması olduğu artık apaçık ortada.