Yetmiş Bin Süryani

William Saroyan
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
Ekim 2016
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
Orijinal Adı:
Seventy Thousand Assyrians
ISBN:
9789757265696
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 23:15
Kin barındırmayan cümleler... İnsan olmanın önceliği kıymeti ve mükemmelliği üzerine yazılmış; insanı saatlerce düşünmeye iten anlam yüklü satırları var. "İstiyorum ki daldıkları uykudan uyanıp bu gerçeği görsünler ve birbirlerini katletmekten vazgeçsinler çünkü bu dünyada cesur olmanın, kahraman olmanın, hayattan keyif almanın, heyecan duymanın başka, daha iyi yolları var. Sonunda ölüm değil, hayat olan yolları. Ülkenin kimliği, yönetimin dayalı olduğu politik kuram neyi değiştiriyor ki? Vatandaşların acısı, ölümün kaçınılmazlığından kaynaklanan kederi şu ya da bu şekilde azalıyor mu, bu insanların ayağı yere daha sağlam basıyor, yüzleri daha bir gülüyor mu? "
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Sürü olmak sadece davarlara uygun düşer !
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 21:53
William Saroyan’ı tanımak, bu hümanist yazarın gözünden hayata umutla bakmak isterseniz bu kitabını kaçırmayın derim… Birbirinden güzel 19 kısa hikayenin ve 2 şiirin yer aldığı bu derleme, yazarın yaşadığı dönemin ve o lanet olası savaşların bireyler üzerindeki yıkıcı etkisinin panaromasını da sunuyor bize. Hiçbir halkın ya da topluluğun bir diğerinden ırkı, rengi, cinsiyeti, inancı, milliyeti, eğitimi, parası, vs… ile üstün olmadığına inanan tam bir hümanist Saroyan. 1. Dünya Savaşı yıllarında doğmasına ve iki savaş arasında sıkışıp kalan o talihsiz kuşağın bir ferdi olmasına rağmen; daha da önemlisi binlerce yıllık toprakları olan Anadolu’dan siyasi sebeplerle göçmek zorunda kalmış bir ailenin ferdi olmasına rağmen, daha daha önemlisi herkesin “milliyetçilik” nidalarıyla birbirinin gırtlağına sarıldığı yıllarda yaşamış olmasına rağmen sesini yükseltmekten çekinmeyen cesur bir kalem. Hamasi nutuklar peşinde koşsa belki daha çok tanınır, ömrü boyunca kıt kanaat yaşamak zorunda kalmazmış. Ama o, insanı utandıran olaylara bakarken o, sorunu milletlerde değil insanlığın mayasında görmüş. “Ben bir öykücüyüm ve tek bir hikayem var: insan. Bu ba­sit hikayeyi, güzel yazma kurallarını, kompozisyon numaralarını bir kenara bırakarak kendimce anlatmak istiyorum.” diyor Saroyan. İnsanı üzme, ezme, yok etme pahasına gerçekleştirilen her şeye; ilerlemeye, medeniyete karşı duruyor. Hele hele bireysel kahramanlık hikayelerini iştahla yazan, ama her kahramanlığın ardında yatan sayısız acıyı, zulmü, ölümü görmezden gelen tarihe iyice mesafeli. “Tek silahım dildir ve dilin makineli tüfekten daha güçlü olduğunu bilmeme rağmen umutsuzluğa kapılırım, çünkü propagandacıların insanda uyandığı yıkım fikrini tek başıma yok edemem. İnsanı özüne döndürmek istiyorum. Onu başıboş kalabalıklardan
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
9/10
·191 syf.·
2018 161. kitabı
“Bir çocuk bir sentle çok şey alabilir.” William Saroyan, Bitlis’ten Amerika’ya göç etmiş Ermeni bir ailenin, orada doğan ilk ferdi olarak 31 Ağustos 1908’de Kaliforniya Eyaleti'nin Fresno kasabasında dünyaya geldi. Özlemini çektiği memleket hasretini, çok sonraları giderebilmiş -tabi giderebilmiş mi, orası biraz meçhul-. Neden diye soracak olursanız, tek bir fotoğraf karesiyle hayata olan bakışımı, bir nevi tuhaf da olsa, farklı bir pencere kattı, katmaya yetti diyebilirim. Bir tabela ne kadar anlam taşır ki, bizim gözlerimizde... Saroyan'ın, Bitlis şehir tabelasının önündeki fotoğraflarına bakmanızı isterim. Dillenemeyecek birçok şeyi-duyguyu anlatacaktır bu bizlere: goo.gl/images/KahNFW goo.gl/images/nUUDwj Bu da rüyasında gördüğü çeşme: goo.gl/images/9wMvH3 Saroyan hayatı boyunca altmışı aşkın kitap –öykü, oyun ve roman– yazdı. Düzyazıda kendine özgü bir tarz yarattı. Akıcı, karşısındaki ile konuşur gibi, yaşama sevinci ve coşku dolu bu edebi tarz; kendi adıyla “Saroyanesque” olarak anılır oldu. Bir öyküsünde kendi yazdıklarını nasıl yazdığına, genç yazarların nasıl ve ne şartlar altında olursa olsun, yazabileceğine dair, çok güzel ve ümitvari söylemleri vardı. Kendisinin de söylediği gibi, öykülerinde tek bir şeyi anlatır Saroyan; insanı. "İnsanları insanlık dışına çıkaran, izleyen diğer insanları insanlıklarından utandıran olaylara bakarken, sorunu, bozukluğu, çıldırmışlığı ve benzeri tüm olumsuzlukları şu ya da bu halkın değil, tüm insanlığın mayasında gören bir yazar." olarak ele alır. Hatta kazandığı ödüllerden biri olan 'Pulitzer ödülünü', ticaretin sanata yön vermeyeceğini söyleyerek geri çevirir. Maddiyata hiç önem vermemiş bir geçmişe sahiptir. Küçük yaşta babasını kaybettikten sonra 4 yılını yetimhanede geçirir. Yetimhane...
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2022 124. kitabı
Söyleyecek sözüm var ve Balzac gibi konuşmak arzusunda değilim. Ben sanatçı değilim; medeniyete de gerçekten inanmıyorum. Diyen Wiillam Saroyan var 'ın kitabı elimizde okudum bitti farklı bir yolculuktu, yorulmadan Duru, usulca sakınce okunan bir dili var yazarın Saroyan Amerika'da Anadolu öyküleri yazan bir yazar. California doğumlu Bitlis'li. Hikayeleri size tanıdık gelecektir. Şöyle diyor: "Kelimeleri kullanmak büyük bir sorumluluk. Yanlış bir şey söylemek istemiyorum. Zeki görünmek istemiyorum. Bundan müthiş korkuyorum. Hayatta hiç zeki olmadım ve yaşamanın kendisinden bile daha muhteşem bir işin başında olduğum şu anda tek bir yanlış kelime bile söylemek istemiyorum. Kişiliğimi kaybetmemeye kararlıyım. Ben bir öykücüyüm ve tek bir hikayem var: insan, diyor yazar bıze İnsan dediğin zavallı, ölesiye yalnız, kayıp bir ruhtan başka nedir ki? Kitaptan (S:35) Bir sans verin seveceksiniz eminim.. Buyurun efendim
Edebiyat Hikaye
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Ölüm ve Özlem
Puan vermedi·192 syf.··
2022 2. kitabı
İki şiiri ve bir çok öyküsü ile birlikte iç dünyasına yolculuğunu, yazarlığını, Ermeni olmasını, gurbette olması ama en önemlisi hayatında bir çok kaybının olması onu yazar olmasına vesile olmuş diyebilirim. Yalın ve sürükleyici bir anlatımı olsa da okurken içinde yaşamış olduğu yalnızlığı, elemi ve en önemlisi babaya olan özlemi çoğu kez hikayelerinde hissediliyor. Belki de güçlü bir kalemi olması yaşamış olduğu acılar ve yoğun duygulardandır. Kemal Sayar'ın dediği gibi " Işık yaradan sızar." Hümanist bir bakış açısı olduğunu çoğu öyküsünde hissediyoruz ve insanlığa olan umudu da devam ediyor. Bir yandan memleketini özlerken bir yandan da yaşamış olduğu şehre alışmaya çalışıyor. Oralı olmak istiyor ama içinde hep bir vatan özlemi var. Kitabı okudukça derin anlamlara boğuldum ara ara. Düşünmeden edemedim. Etkileyici olmasını da buna bağlıyorum. Son olarak kitaptan alıntı yapmadan bitirmek olmaz diyerek yaşamış olduğu gurbeti şu alıntı ile paylaşmak istedim: " ... Belleğimizin duvarları arasında mahpus."
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Unutturulmak isteneni, okudukça hatırlıyorum.
Puan vermedi·192 syf.··
2025 2. kitabı
William Saroyan, Yetmiş Bin Süryani kitabında yalnızca Süryani halkının değil, bu coğrafyada yok sayılan tüm kadim halkların izini sürüyor. Göç, aidiyet, hafıza ve kimlik ekseninde kurulan metin, yazarın Bitlisli Ermeni köklerinden beslenirken, okura evrensel bir kayıplar anlatısı sunuyor. Sade ve şiirsel diliyle Saroyan, geçmişin sessiz çığlıklarını bugünün kulağına fısıldıyor. Bir Bitlisli Kürt olarak okuduğum bu kitap, kendi kimliğime ve yaşadığım coğrafyanın bastırılmış hafızasına ayna tuttu. Süryanilerin hikâyesi üzerinden, birlikte yaşamanın ve birlikte unutulmanın ne demek olduğunu düşündüm.
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 21. kitabı
William Saroyan Bitlis’ten Amerika’ya göç etmiş bir ailenin ferdi. Saroyan yetmiş bin süryani öykü kitabında birden fazla hikayeyi konu edinmiş ve neredeyse bütün hikayelerden savaştan bahsediyor. Savaşlara çok karşı olduğunu, hiçbir savaşın kazanının olmadığını söylüyor ve en değerli en güzel şeyin “ insan” olduğunu vurguluyor ne olursa olsun bir insanda nefret duygusunun olmaması gerektiğini her öyküsünde dile getirmiş. Ve. Bitlis’ten, Van’dan, Muş’tan bahsediyor. İçinde buram buram toprak hasreti var…
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Kalifornia'da yaşamış Bitlisli
10/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
83 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2020 00:39
Saroyan Amerika'da Anadolu öyküleri yazan bir yazar. California doğumlu Bitlis'li. Hikayeleri size tanıdık gelecektir. Şöyle diyor: "Kelimeleri kullanmak büyük bir sorumluluk. Yanlış bir şey söylemek istemiyorum. Zeki görünmek istemiyorum. Bundan müthiş korkuyorum. Hayatta hiç zeki olmadım ve yaşamanın kendisinden bile daha muhteşem bir işin başında olduğum şu anda tek bir yanlış kelime bile söylemek istemiyorum. Kişiliğimi kaybetmemeye kararlıyım. Ben bir öykücüyüm ve tek bir hikayem var: insan. Söyleyecek sözüm var ve Balzac gibi konuşmak arzusunda değilim. Ben sanatçı değilim; medeniyete de gerçekten inanmıyorum. Ulusların kaderiyle ilgilenmiyorum ve tarih beni sıkıyor. Nasıl olmuş da insanın mahremiyeti yok edilmiş, dindarlık hisleri iğrenç; bir cinayet ve yıkım kargaşasıyla birleştirilmiş? Ben sadece insanla ilgileniyorum. Hayatı severim ve ölüm karşısında acizim. "
Edebiyat
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Tek arzum varsa , o da insanların kardeşliğini göstermektir. Bu çok büyük bir laf ve kulaklara biraz yapmacık geliyor. İnsan genellikle böyle hamasi bir söz söylemeye çekinir. Kültürlü, bilgiç insanların kendine güleceğinden korkar. Ama ben aldırmıyorum . Kültürlü insanların gülmesini istiyorum. Kültürlü olmak , gülmeye yarar zaten . Irklara inanmam. Hükümetlere inanmam. Hayatı, dünyadaki milyonların aynı anda yaşadığı tek bir hayat olarak görürüm. Saroyan kahramanların büstlerindeki çatlakları rötuşlamak yerine kalemiyle derinleştiren bir yazardı. Aziz Gökdemir. Saroyan’ın Ödlekler Cesurdur’dan sonra, Yetmiş Bin Süryani adlı kitabını da bitirdim . Saroyan, aslında 1960’lı yıllarda Türkiye’de tanınan bir yazarmış, hikayelerinden kesitler anlatırken, bir akrabam bana onu gayet iyi tanıdığını söyledi ve biyografisini detaylı olarak anlattı . Bu Saroyan’ın okuduğum üçüncü kitabı ve her geçen gün felsefesini daha iyi anlıyorum . Açıkçası bana Zorba’yı hatırlatıyor. Gerçekten çok samimi bir üslubu var. Kitapta, Savaştan nefret eden, yaşam sevinci ile dolu olan bu Ermeni yazarın kaleminden iki şiir ve on dokuz hikaye var. Kısa hikayelerden hoşlanıyorsanız muhakkak bu adamı okuyun .Çok özel ...
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2023 4. kitabı
Yazar, 1905 yılında Bitlis’ten Kaliforniya’ya göç eden (göç etmek zorunda kalan) Ermeni bir ailenin çocuğudur. Kitaba başlarken, yazarın Ermeni olmasından dolayı bir önyargı oluştu bende. Ama okudukça ne kadar yanıldığımı anladım. Kitap, 1930 lu yıllarda bir çok dergide yayınlanan anı ve denemelerden oluşuyor. Okudukça, yazarın ırkçılıktan nefret ettiğini, insanı Türk, Ermeni, Alman vb. olarak değil, insan olarak gördüğünü ve hep sevdiğini gördüm. Kısacası okunulası bir kitap. İncelememe kitaptan bir alıntı ile son veriyorum; “ve aslına bakarsanız uluslar filan demeyi bırakıp insanlar dememiz gerek, çünkü hepimiz tek bir ulusun üyesiyiz.”
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

William SaroyanYazar · 17 kitap
Bitlis'ten Amerika'ya göç etmiş Ermeni bir ailenin, orada doğan ilk ferdi olarak 31 Ağustos 1908'de 'de Kaliforniya eyaletinin Fresno kasabasında dünyaya geldi. Bir Presbiteryen rahibi olan babası, Saroyan üç yaşındayken ölünce, annesi Saroyan'ı ve üç kardeşini yetimhaneye vermek zorunda kaldı. Yetimhanede geçirilen beş yıldan sonra çocuklar annelerine kavuşarak Fresno'da bir araya geldiler. Resmi eğitimle bir türlü yıldızı barışmayan Saroyan on beş yaşında okulu terk etti. Çeşitli işlerde çalıştı. Asıl hedefi yazar olmaktı. Bunun için bir yandan da öyküler yazmayı sürdürüyordu. İlk öyküsü Story dergisinde 1933 yılında yayınlandı. 1934 yılında ise Randon House yayınevi tarafından The Daring Young Man on the Flying Trapeze and Other Stories isimli kitabı yayınlandı ve o yılın en çok satan öykü kitabı oldu. Bundan sonra artık hep yazdı. Yazmaktan ve gezmekten başka bir iş yapmadı. İçki ve kumar alışkanlığı yüzünden inişli çıkışlı bir grafik gösterse de elli seneyi aşan başarılı ve üretken bir kariyer ortaya koydu. 1939 yılında The Time of Your Life oyunuyla Pulitzer Ödülü'nü kazandı, ödülü reddetti. Saroyan hayatı boyunca altmışı aşkın kitap -öykü, oyun ve roman yazdı. Düzyazıda kendine özgü bir tarz yarattı. Akıcı, konuşur gibi, coşku dolu bu tarz kendi adıyla "Saroyanesque" olarak anılır oldu. Kendisinin de söylediği gibi, Saroyan, öykülerinde tek bir şeyi anlatır: insanı. Yazarken içten ve yalındır. Onun eserlerinde süslü tabirler, söz oyunları aramak boşunadır. Öykünün bütünü ve konu esastır. William Saroyan, klasik tabirle hızlı bir hayat yaşadı, dünyayı ve bu arada ata yurdu Bitlis'i gezdi, evlendi, boşandı, sonra aynı kadınla tekrar evlendi, sonra yine boşandı. 18 Mayıs 1981 tarihinde doğduğu yerde öldüğü zaman adı amerikan edebiyatının en iyi kısa öykü yazarları arasına çoktan yazılmıştı bile. UNESCO 2008 yılını Saroyan Yılı ilan etmiştir. Köklerine ve atalarının kültürüne bağlılığıyla, Saroyan, daha 1935'te Avrupa gezisinin bir durağı olarak Sovyet Ermenistanı'nı ziyaret eder. Üçüncü ve 1978'deki son ziyaretinde, yetmişinci yaş gününü de dostlarıyla birlikte orada kutlar. Vasiyeti üzerine, naaşının bir bölümü Ermenistan'a götürülerek Erivan'daki ünlüler panteonuna gömülür. Kısa öykü ve oyunları ile tanınmıştır. Özellikle Ermeni göçmen çocuklarının yaşadıkları zorluklar ile ilgili yazmıştır.