Zilan

Zilan
@ZGKP
YÜKSEK LİSANS-Çalışma Psikolojisi ve İnsan Kaynakları
12 Haziran
17 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
@ZGKP·
·
sabitlendi
Şimdilerde yoksul ve çetin bir hayat yaşadıklarını, çoğu zaman aç kalıp soğuktan donduklarını, uyku uyumak dışında her dakikalarını çalışmakla geçirdiklerini biliyorlardı. Ama eski günlerin daha beter olduğuna inanıyorlar ve bundan mutluluk duyuyorlardı. Kaldı ki Squaler’ın da durmadan vurguladığı gibi, eskiden köle olmalarına karşılık şimdi özgürdüler; bütün fark da buradaydı.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Zilan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.··
2025 2. kitabı
William Saroyan
8.6/10 · 164 okunma
Unutturulmak isteneni, okudukça hatırlıyorum.
Puan vermedi·192 syf.··
2025 2. kitabı
William Saroyan, Yetmiş Bin Süryani kitabında yalnızca Süryani halkının değil, bu coğrafyada yok sayılan tüm kadim halkların izini sürüyor. Göç, aidiyet, hafıza ve kimlik ekseninde kurulan metin, yazarın Bitlisli Ermeni köklerinden beslenirken, okura evrensel bir kayıplar anlatısı sunuyor. Sade ve şiirsel diliyle Saroyan, geçmişin sessiz çığlıklarını bugünün kulağına fısıldıyor. Bir Bitlisli Kürt olarak okuduğum bu kitap, kendi kimliğime ve yaşadığım coğrafyanın bastırılmış hafızasına ayna tuttu. Süryanilerin hikâyesi üzerinden, birlikte yaşamanın ve birlikte unutulmanın ne demek olduğunu düşündüm.
Yetmiş Bin SüryaniWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 2016164 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2025 1. kitabı
5 Nolu Kadın Olmak, yalnızca bireysel bir kadının yaşadıklarını değil, aynı zamanda toplumsal bellekte bastırılan kadın hikâyelerini su yüzüne çıkaran güçlü bir anlatı. Bu kitabı bir Kürt kadın olarak okuduğumda, hem kimliğimle hem geçmişimle hem de taşıdığım toplumsal yüklerle yüzleştim. Çünkü Kürt kadın olmak, sadece kadın olmanın getirdiği mücadeleyi değil; aynı zamanda bir halkın diliyle, kültürüyle, kimliğiyle verdiği varoluş savaşını da bedeninde taşımak demek. Kitaptaki her kadın anlatısı, bizim coğrafyamızda defalarca sessizleştirilen, görünmez kılınan, “normalleştirilen” acıların yankısı gibi. Cezaevi yalnızca bir mekân değil, aynı zamanda kadın bedenine, emeğine ve söz hakkına yönelik sistematik baskının simgesi. 5 Nolu’da geçenler, bugün hâlâ birçok Kürt kadının hayatının kıyısından ya da tam ortasından geçiyor. Kitap, bana bir kez daha hatırlattı ki; bizim hikâyemiz bir sessizlik değil, direniş tarihidir. Ve bu tarih, kadınların sustukça değil, anlattıkça değişir. Anlatmak, görünür olmak, varlığını inkâra karşı bir direnç hattı örmek demektir. Bu bağlamda 5 Nolu Kadın Olmak, yalnızca bir kitap değil; bizim için bir hatırlatıcı, bir yüzleşme ve bir yeniden yazım çağrısıdır.
5 Noluda Kadın OlmakRahime Kesici Karakaş · Nas Yayınları · 20171 okunma