İnsan ne olduğunu sadece yaşam aracılığıyla açığa vurur ve sadece de kendini açığa vurduğu ölçüde var olur. Yaşam, karakterin yani sadece bu sözle ifade edebileceğimiz bir şeyin dışavurumudur.
Başarı, itibar, para, güç, hemen hemen tüm enerjimizi bunları nasıl elde edeceğimizi öğrenmeye harcarız. Sevmeyi öğrenmeye ise verecek hiçbir şeyimiz yok.
Sevmek bir eylemdir; edilgen bir duygu değil. Bir şeyin "içinde olmaktır" bir şeye "kapılmak" değil. En genel biçimiyle sevmenin etken yapısı, sevmenin almak değil öncelikle vermek biçiminde tanımlanabilir.