Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır.” der Yaşar Kemal… Ne yerinde bir sözdür bu…
“Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır.” der Yaşar Kemal…
Ne yerinde bir sözdür bu…
İlk duyduğum anda içimden dedim ki “-Ne batıl bir sözdür bu!“
"Ey hıyanetten daha zalim olan merhamet!
Hıyanetten daha zalim merhamet?
Bu nasıl bir sözdür böyle, anlayan var mı a canlar…
Gelin o vakit bu sözü anlatı verelim.
Haçlı Ordusu Anadolu'ya ikinci seferiydi. Ordu askerleri Torosları aşıp elmalıya geldiler. Sefer boyunca bu kadar adama ekmek lazımdır. Aş lazımdır. Ne yapacak kâfir? Çöreklenecek ahalinin üzerine. Velhasıl bu Haçlı Ordusu elmalıya yerleşince orada yaşayan kendi ırklarından Rumlarla birlikte hareket etmeyi umarlar, ama o kadar orduya yardım etmek istemeyen Rum ahali dahi bunlara isyan eder. Türkmenlerle bir olur. İş o hale geldi ki Rumlar bu Haçlılar ile savaşır oldular.
Haçlı küffarı şaşkına dönmüş idi. Hain dediler o Rum ahaliye. Türkün kılıcından ziyade, Rum'un kendilerine hıyanetinden çeker olmuş idiler. Derken Haçlı Ordusu, Elmalı’da teslim oldu. Bitkin, sersefil, aciz duruma düşüp aman dileyen bu Haçlı askerlerine sahip çıktı Elmalı’daki Müslüman Türk ahali. Öyle ya aman dileyen iblis olsa vurmak yakışık almaz. Onlar da öyle yaptılar merhamet gösterdiler. Rivayet ederler ki bu Haçlı esirlerin üç bin tanesi bu merhametten etkilenip Müslüman olmuştur.
İşte neticeyi gören Papaz Odeon çaresiz haykırır…
"Ey hıyanetten daha zalim olan merhamet! O kadar zalimsin ki düşmanımızı bile sevdirdin!"
Böyle işte bu işler...