Fatma

Fatma
@Feylesofffff
Kitapdostu
Öğretmen
293 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·992 syf.·
2026 1. kitabı
Kitap toplumun beklentilerine ve geleneksel kurallarına boyun eğmeyi reddeden,bağımsız bir mimar olan Howard Roark'ın hikayesini anlatır.Duruşu nedeniyle hem mesleki hem de kişisel zorluklarla karşılaşır ve bu tutumu onu yalnızlaştırır.Rand bu yalnızlığı bir zayıflık değil,bireysel gücün ve özgünlüğün doğal sonucu olarak sunar.Roark'un karşısında yer alan Peter Keating ise toplumun onayını merkeze alan,başarıyı başkalarının beklentilerine uyum sağlamakta arayan bir karakterdir.Bu iki karakter arasındaki karşıtlık, romanın temel felsefi çatışmasını olusturuyor. Rand'a göre yaratıcılık, ancak birey özgür olduğunda ortaya çıkabilir. Toplumun dayattığı normlar ve çoğunluğun beklentileri ise yaratıcılığı köreltir. "İnsana başkalarıyla aynı görüşte olmanın da bir erdem olduğu öğretilmiştir. Oysa yaratıcı farklı görüşteki adamdır. İnsanları akıntı ile birlikte yüzmenin iyi olduğu söylenir. Yaratıcı ise akıntıya karşı yüzen adamdır. İnsanları bir arada durmanın bir sevap olduğu öğretilir ama yaratıcı tek başına duran adamdır. Insanlara egonun kötülükle eş anlamlı bir kelime olduğu öğretilir erdemin ideali bensizliktir .Oysa yaratıcı salt anlamda benlikçi kişidir. Benliksiz kişi düşünmeyen, hissetmeyen, yargılamayan eyleme geçmeyen kişidir. Bunların hepsi benliğin fonksiyonlarıdır bu noktadaki tersine dönüş en korkuncudur. Konu çarpıtılmış insana başka seçenek bırakılmamış ve özgürlüğü yok edilmiştir. İyilik ve kötülük kutupları arasındaki kavram sunmuştur ona, biri bencillik öbürü de hayırseverliktir. Bencilliğin anlamı başkalarını kendisi için feda etmek olarak tarif edilmiştir; hayırseverlik ise kendini başkaları için feda etmektir denilmiştir. Bu durumda insan her iki halde de diğer insanlara bağlanmış kendisine iki açıdan biri ne çekmesi söylenmiştir ya başkalarının
Hayatın KaynağıAyn Rand · Pegasus Yayınları · 20213,729 okunma
Reklam
Puan vermedi·176 syf.·
2021 19. kitabı
J.J.Rousseau'nun kafasındaki siyasal düşünceleri ilkeleştirdiği kitabı Toplum sözleşmesi 4 bölümden oluşmaktadır. Rousseau kitabının 1.bölümünde insanın özgür doğduğunu ve özgürlüğünün elinden alınmasının haksızlık olduğunu,toplumsal düzenin de öteki hakların temelini oluşturan kutsal bir hak olduğunu ve insanların toplumsal düzeni sağlamak için bir sözleşmeye ihtiyaç duyduğunu ifade etmektedir. Rousseau'ya göre bu sözleşme ile her birey tüm doğal haklarından toplum yararına vazgeçer; karşılığında ise birey ve bireyin malları güvence altına alınmış olur. Kitabın ikinci bölümünde Rousseau egemenliğin ortak iradenin yaşama geçmesi olarak bölünemez ve vazgeçilemez olduğunu ,egemenliğin bireylerin haklarının meşru bir şekilde güvence altına alınmasıyla sınırlandırılabileceğini, siyasal bütünlüğün yasalarla sağlanacağını ve yasaların toplumsal yaşamın sorunlarına yönelik olması gerektiğini, yasaların herkes için aynı geçerlilikte olması gerektiğini ifade etmiştir. 3.bölümde ise hükümet ve hükümet biçimleri üzerinde durmuştur. Hükümetin yasa uygulamak için kamusal bir güç olduğunu ifade etmiştir. Bu bölümde demokrasi, aristokrasi ve monarşiden bahseden Rousseau bu bölümde demokrasinin en iyi yönetim biçimi olduğunu ama uzun ömürlü olmadığını, monarşinin en güçlü yönetim olduğunu ama ortak iradeyi en az dikkate alan bir yönetim olduğunu, en iyi ve doğal düzenin seçimli aristokrasi olduğunu anlatmıştır. Kitabın son bölümü olan 4.bölümde ise Roma tarihinden esinlenerek olağandışı koşullar için diktatörlük, törelerin korunması için censorluk(Toplumun mali ve ahlaki anlayışını denetleyen kurum. Censorluk görüş ve düşüncelerin yozlaşmasını önleyerek bilgece uygulamalarla doğruluklarını korur) ve yurttaşlar arasında mistik bağın korunması için dinin etkisinden bahsetmektedir.
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Öteki Yayınevi · 201517,9bin okunma