Türkiye'de hemen her konuda, her kurumda sorunların çözülmesinden çok üstünün örtülmesine öncelik verilmesi, acaba bu alışkanlığın sonucu ortaya çıkan bir durum muydu?
Korkunç şeyler yaşamıştı ama bize hiçbir şey belli etmemişti. Zaten birçok Türk evinde böyle bir suskunluk vardı, geçmiş konuşulmazdı. Sanki o korkunç olaylardan bahsetmek, her şeyi yeniden başlatacakmış gibi...
Insanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet ,renk, cinsel yönelim,siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı.
Ruh halim farklı olunca aynı kişinin tipini farklı görecek değildim ya! Yoksa öyle mi görürdüm? Yani etkenlerden biri de benim o anki durumum mu olurdu
? Bu durumda düşüncelerine ne kadar güvenebilirdi insan?