BUDAMAK DUYGULARIMI DÜŞÜNCELERİMİ YARALARIMI SANATLA BUDAMAK. SPORLA YORULMALI SANATLA YENİLENMELİSİN SANA İLK BAHAR BAHŞEDİLMELİ HER GÜN YENİDEN DOĞABİLMEK İÇİN
Bu kitabi okudugumda altini cizdigim yeri dusundürdü. Maalesefki öyle bir kaliteli çevrem yok. Haksızlığa başkaldırabilecek bir çevrem yok. Haksızlığın karşısında haaa kiii gülen bir çevrem var. Devrimci bir çevrem yok. Kötülükleri deviren bir çevrem yok.
Huzur evi gezim bu bana şifa kapısı. Gençliğimin kıymetini bilme kapısı oldu. Gençliğimin yaşlı olaylarla eskitme. O kadar.
Olaylar geçti gitti.
Yaşlılar Yurdu Değil, Yükler Yurdu
Bugün bir huzurevine gittim.
Ama aslında bir binaya değil,
zamana girdim.
Koridorlarda yürürken
insan yüzlerinden çok
yarım kalmış cümleler gördüm.
Bazı bakışlar “keşke” diyordu,
bazıları çoktan susmuştu.
O an anladım—
yaşlılık, sandığımız gibi yılların işi değil.
Yaşlılık,
taşınanların birikimi.
Eve geldim.
Banyonun karşısında durdum.
Aynaya değil…
kendime baktım.
Ve içimden tek bir cümle geçti:
“Sonumuz bu.”
Ama sonra durdum.
Bu bir son muydu,
yoksa bir uyarı mı?
İşte orada fark ettim:
İnsan, yaş aldıkça değil,
içinde biriktirdikçe yaşlanıyor.
Her susulan söz,