Bu gece bir başka üşüyor yüreğim.
Söndü birer birer yolumu gösteren lambalar.
Kayboldu ışıklarım. Karanlık sardı ümitleri, kaybolan odamın duvarlarını. Bir mum alevinin silüetine büründü hayallerim; titriyor penceremi dokuyan perdelerde. Ruhum gıcırdayan sandalyede beni kandıran bir celladın son nefesi... Kalemi kırıldı mektuplarımın, yazmıyor artık intihar eden duygularımı.
🍁bir sonbahar şairi🍂
Daha ismini bu gün duyduğum biri ama iliklerime kadar etkileyen yazar Sylvia Plath yaşadığı ruhsal çöküntüden dolayı intihar etmiş ve intihar etmeden önce son yaptığı şey çocuklarının başının yanına kurabiye ve süt bırakmış, odaya gaz sızmayacağından emin olduğu bir şekilde çocuklarının kaldığı odanın alt kısmını bantlamış ve kafasını fırına koyarak intihar etmiş... Son söylediği cümleler " karanlığın sızdığını görüyor musunuz çatlaklarımdan? Tutamıyorum içimde hayatımı" sözleri olmuş.
Ve ben de kendi kendime sormaktan kaçınamıyorum; hayat, neden ve nasıl bir insana intihar etmeyi düşündürecek kadar kötü olabiliyor?