Sabıkalı bir şehrin icralı kaldırımlarında
uzak anlamları olan basit bir cümleyle
düşlemek Ve aylak bir çobanın kavalından
şarkı yapıp ezgilere bağışlamak
Çolak bir ressamın elinden resmetmek
bir tabloda seni cinayettir bilirim
Hasadı gecikmiş zamanlardan içi elem
dolu kaç hatıra varsa bana payidar
uzakları sen olan yolların nasırlı mesafelerine
gizledim, biliyorum dönmeyeceksin
Hep sonralara bıraktım zafiyetinde
sen olan zayiatı ağır mutluluklarımın
vedanla birinci derece ayrılıklarını
belki dönersin diye
Rakımı yüksek uçurumları bir ayağı kırık
şövalede gözlerinin en tepesine çiziyorum
ne zaman niyetlensem ölmeye,tebessümlerine
ayağım takılıyor, kirpiklerinin en karasına düşüyorum
Yetimhanede büyümüş bir çağ, edepsiz
anıların anlatıldığı bir zamanda git, adını
anmak mümkün olmasın şahadetinde bile şairlerin
Bir şiirde bile geçme, ben okumayayım mesela
Kalbinin resmi tutanağında
ıslak imzamın olmadığı
ağır kayıplı bu hikâyenin
son sözlerini de al yanına
Az biraz daha kır beni
biraz daha incit
yap hadi son kıyağını
Az ötemden git uzaklara, gözlerimin alabildiğine uzak…
Refakatçisi olduğum kasvetli bir
gecenin ayazında, henüz repertuarında
olmayan müsterih bir vedayla git
Herkes ve her şeyden habersiz, ben bilmeyeyim mesela