Firuze akar

Firuze akar
@Firuzeakar
Şüphesiz insanların en alçalmışı, Allah'a değil de başkasına tapandır.
Fen Bilgisi Öğretmeni
48 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Mührünü basmışım gözlerine ipotekli Gönlümün Martılar uçurmuşum denizlerinde karanlığına yatıya kaldığım gecelerin İnanmışlığın adanmışlığa kör topal bağlandığı bu çağda Seyir defteri olmayan yıldızlara ülkemin kapılarımı açmış Kokusunu senden almış baharlar götürmüşüm bir ülkeden ötekine Şimdi ölen annem de biliyor alzaymır olan babam da kimi sevdiğimi
Reklam
tüylerim tiken tiken oldu...
Taburcu olamadığımız bir sevdadan kalma günahlarla açtığımız yaraları farklı şehirlere taşımış, ölü ozanlardan dinlediğimiz şarkılarla bıraktığı izin ikimizce aynı olduğunu anlamışız Denize kıyısı olmayan herhangi bir kentin çiçek satan kadınlarının aç kaldığı muhitlerden deniz kokusu tadında azalan umutlarımızı mektuplaşmış, öylece uçsuz bucaksız gitmişiz birbirimizden mutluluğun esamesi bile olmayan kadim yalnızlıklara Ama korkma, adın rehin tuttuğum anıların kayıp ihbarında bulunduğu bir şiirin umut dolu mısralarında ölü bulunsa da, bende ilelebet yaşayacak…
BİRBİRMİZİN UZAKLARIYDIK İKİMİZ
Birbirimizin uzaklarıydık ikimiz Kayıp zamanların telafisi olmayan yaşanmamış mutlulukları, hükmü bir sılanın yüz kızartıcı özleminde verilmiş mağrur korkaklardık Öldürmeyen acılarla aşina olduğumuz kaç sevdaya çalınmışsa adımız ve kaç şarkıda düşük yapmışsa mutluluklar biz hep aynı içli karanlıkların nakaratı olarak kalmışız Aşkın yeniden hüküm sürmediği coğrafyalarda bir gerçeğin geç de olsa anlaşılmış tarafları soğuk iklimlerin zor şartlarıydık
En çok sevenleri üzüyor hayat ve biz derinden sevdikçe umarsızca Tepesine kuş pisleyen çatılı evlerde kötü kalpli yalnızlıklar kalıyor payımıza, içinde ışıkları eksik olmayan kalabalıklarda Ve en çok bekleyenleri kırıyor bu hayat sadakat en büyük yeminimiz oldukça
Vaktiyle, vakti dolmamış vakitsiz bir vakitti, dün gibi hatırladığım vaktini bilmediğim gidişin Zümrüt yeşili bir sabahın vanilya kokan saatlerinde annemin şekerli çay sesinden çalınmış bir vakitti Dün gibi hatırladığım vaktini bilmediğim gidişin Cümlesini kuramadığım seyyar ışıkları olan kifayetsiz birkaç kelime sonrası, Vahameti gözlerinden okunan epik bir ayrılık Yarı zamanlı, derme çatma bir gecekondu yalnızlığıydı Dün gibi hatırladığım vaktini bilmediğim gidişin Bir nüshası sende kalmış ömrümden hummalı kayıplar Bozuk bir plakta malulen emekli olmuş seksenli şarkılar Başka bir dilde karşılığı olmayan mutlulukların izdihamıyla hatırlanan çocuksu yaşanmışlıklardı Dün gibi hatırladığım vaktini bilmediğim gidişin
Reklam