Firuzendee

Çaresizlikler karşısında " Aman ya Rabbi, itaat ettik. Senin affını ve yardımını istiyoruz" dedikçe, zihinlerdeki " yapamam" düşüncesi terbiye olur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Başımıza olumsuz bir hadise geldiğinde birinci şık, biz bir hata yapmışızdır, bu hata sebebiyle bunu yaşıyoruzdur. O hatayı bulmaya çalışacağız. Bulursak düzelteceğiz ve tövbe edeceğiz. Bulamazsak yine tövbe edeceğiz. Belki de hatamızı göremedik. O yüzden yaşadığınız olumsuz durumlarda dilinize hemen tövbe istiğfar gelsin.
Kur’an-ı Kerim’de, insanların diriltildiği vakit, “Dünyada ne kadar kaldık?” diye tartışacağı haber veriliyor. Kimi “birkaç saat” diyecek, kimisi “yarım gün”.. Bir gün kaldık diyen kimse çıkmayacakmış. Dünyadayken bize sıkıntı veren, sabredemeyeceğimiz emirlere dönüp baktığımızda, belki de bize o konuyla alakalı sadece bir saat imtihan olmuşuz gibi gelecekmiş. Herkes dünyadaki fedakârlıklarının mükâfatını alırken “Keşke o bir saatte sabretseymişim, sıksaymışım dişimi” diyecekmişiz.
İlâhî! Hamdini sözüme sertâc ettim, zikrini kalbime mirâc ettim, kitâbını kendime minhâc ettim. Ben yoktum vâr ettin, varlığından haberdâr ettin, aşkınla gönlümü bîkarâr ettin. İnâyetine sığındım kapına geldim, hidâyetine sığındım lütfuna geldim. Kulluk edemedim affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet; neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam, Sen söyletmezsen ben söyleyemem, Sen sevdirmezsen ben sevdiremem. Sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini, yâr et bize erdirdiklerini. Sevdin, Habîbini kâinata sevdirdin; sevdin de hil'at-i risâleti giydirdin. Makām-ı İbrahim’den Makām-ı Mahmûd’a erdirdin. Server-i asfiyâ kıldın, Hâtem-i enbiyâ kıldın, Muhammed Mustafâ kıldın. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm Ona, onun âl ü ashâb u etbâına ya Rab