Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gabriel Garcia Marquez ile tanıştığım ilk kitap
Katilin ilk sayfalarda belli olmasına rağmen bir çırpıda okunabilecek bir güzel bir eser
Kitabı okudukça insanların yaptıklarıyka, söyledikleriyle kendi toplumumuza ne kadar çok benzediğini fark edeceksiniz.
-Namus adına işlenen cinayetler
-Kız kardeşinin namusunu korumayı kendine iş edinmiş erkek kardeşler
-Bu cinayete engel olmak yerine üç maymunu oynayan önyargılı toplum
-Erkek adam olacak şekilde büyütülen oğlanlar
-Evlenmek ve acı çekmek için yetiştirilen kızlar
-İstenmeyen ve sevgisiz evlilikler
-Kadınların namuslarını ispatlamak için düğünün ertesi günü evin avlusuna asılan çarşaflar
-Namus için yapılan her şeyin meşru görülmesi...
Kitabın konusuna dönersek; Santiago Nasar, piskoposun kasabaya geleceği gün öldürülür. Bunun sebebi ise bir gece önce evlenen ve bakire olmadığı gerekçesiyle baba evine geri gönderilen Angela Vicario’nun, ağabeylerine Santiago Nasar’ın ismini vermiş olmasıdır.
Kitabın başında katillerin adı ve öldürülme sebepleri açıkça verilmiş. Yazar, cinayetten önceki zamandan başlayarak Santiago'nun öldürülüşüne uzanan süreci yoğun olmasına rağmen sıkmadan anlatmış.
Santiago'nun suçu olup olmadığını asla öğrenemeyecksiniz. Onun güçlü ve varlıklı bir aileye mensup olması, yakışıklı, havai ve babası gibi başıboş bulduğu her kızın tadına bakacak kadar çapkın olması farklı düşünmenize sebep olabilir. Ama ölmeden önce son sözlerinin "Beni öldürdüler" olması haksız yere öldürüldüğünü düşünmenize sebep olabilir.
Peki siz işleneceğini bildiğiniz bir cinayete engel olmaya çalışır mısınız? Yoksa bana dokunmayan yılan bin yaşasın deyip sadece seyirci olmakla mı yetinirsiniz?
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma