Dönecek bir vatanım yok
Kendisinden sürgün edileceğim bir vatanım yok
Kökleri akan nehirde olan bir ağaç
Aksa ölür
Akmasa ölür.
Ölümün yanağında, ölümün kollarında
En iyi günlerimi geçirdim
Her gün kaybettiğim vatanımı
Her gün yeniden kazandım
Herkesin bir vatanı vardı
Benimki kayıpta çoğalan vatan
Yitip yitip yinelenen
Onun da kökleri benimkiler gibi suda
Aksa kurur
Akmasa ölür
Gün ışığından bir nehirle akıyoruz ikimiz de
Kadim yaralardan yükselen altın tozundan
Hiç durmuyoruz
Akıyoruz
Bir kez dahi düşünmedik
Buluşmak için durmayı.
Kendisinden sürgün edileceğim bir vatanım yok
Geri döneceğim bir vatanım da
Ölürüm, durursam bir vatanda.