"Hayat çok garip," dedi Nora. "Her şeyi bir arada yaşamamız.Dümdüz bir çizgide. Ama resmin tamamı bu değil. Çünkü hayat yalnızca yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da oluşur. Ve yaşadığımız her an... bir çeşit dönemeçtir."
"Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkûmsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinize en sadık versiyonunuz olmayı hedefleyin. Kendiniz olma haline kucak açın.Kendinizi onaylayın. Sevin. Bunun için çok çalışın. İnsanlar sizi küçümsediğinde ve sizinle alay ettiğinde, onlara kulak asmayın. Dedi- kodu çoğu zaman üstü örtük bir kıskançlıktır. Oyalanmayın. Direnme gücünüzü koruyun. Yüzmeye devam edin..."
"Bu konu hakkında sizinle bir daha görüşme şerefine ulaştığımda halihazırda vermiş oldugğunuzdan daha olumlu bir cevap alacağımı ümit ediyorum; şu anda sizi zalimlikle suçlamaktan pek uzağım, zira biliyorum ki ilk seferinde bir erkeği reddetmek siz hanımların genel adetidir, hatta diyebilirim ki şu ana dek cinsinizin gerçek hassasiyetine münasip olarak beni bu teklifimi yineleme hususunda teşvik edecek kadar şey söylemiş bulunuyorsunuz."
"Gerçekten Mr. Collins," dedi Elizabeth biraz yumuşayarak, "beni hayli şaşırtıyorsunuz. Şimdiye dek söylediklerimi sizi teşvik olarak görüyorsanız, hayır cevabımı sizi ikna edecek şekil de daha başka nasıl ifade edebilirim inanın bilmiyorum."
"Her ne kadar aynı anlamlı gibi kullanılsa da kibir ve gurur çok farklı şeyler. Bir insan kendini beğenmiş olmadan da gururlu olabilir. Gurur daha çok kendimiz hakkında ne düşündüğümüzle ilgili, kibirse başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğüyle."