Kah hayra kah şerre yönelen insan, ince bir ip üzerinde dengeyi sağlamak için bir sağa bir sola yalpalayan cambaz misali bazen maddi aleme bazen de manevi dünyaya meyleder durur.
Adaletsizlik karşısında öfkelenmek, zulüm karşısında öfkelenmek, göz göre göre işlenen bir vahşet karşısında öfkelenmek, göz göre göre işlenen bir vahşete, binlerce yıllık insan medeniyetinin tırnakları ile kazıya kazıya ter, gözyaşı ve oluk oluk kan dökerek elde ettiği bütün değerli kazanımları ayaklar altına alarak, göz göre göre sessiz, bile isteye taraf ve destek olanlar karşısında öfkelenmek, çocuklar yakıcı fosfor bombaları ile öldürülürken öfkelenmek elbette iyidir. Öfkelenmemek ise , bütün bu cinayetlere kayıtsız kalarak bir bakıma onlara ortak olmak gibi kötüdür.
Öfkenin varlığı tek başına iyi ya da kötü değildir. Onu iyi ya da kötü renge bürüyen, bizim gerekli ya da gereksiz durumlardan hangisinde öfkelendiğimizdir.