İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı değil mi, bilmiyorum;
Dudakların ıslak mı değil mi, bilmiyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.
Alnımdaki bıçak yarası
Senin yüzünden,
Tabakam senin yadigârın.
“iki elin kanda olsa gel” diyor
Telgrafın.
Nasıl unuturum seni ben,
Vesikalı yârim!
Temmuz 1980