...bütünü dağıtan, bizi parçalayan ve sarıp sarmalayan ve geceleyin uyuyacakken parçalara ayıran düşleri; ama uyu, o kadar derin uyu ki, bütün biçimler ufalanıp en yumuşacık toza, içi görünmez karanlık sulara dönüşsün ve orada, bir mumya gibi, bir pervane gibi kıvrılıp, büzülüp uykunun dibindeki kumlara yüzükoyun yatalım.