Ortaçağların kilise dışı toplumlarının dünyasında okuma dinlemek için bir araya gelmek gerekli ve olağan hale geldi Okuryazarlık matbaanın bulunuşuna kadar yaygın bir olgu değildi ve kitaplar hep zenginlerin tekelinde kaldı. Bu şanslı efendilerden kimileri kitaplarını ödünç verirlerdi ama kendi sınıflarındaki ya da ailelerindeki bir avuç insana.Belirli bir kitabı ya da yazarı yakından incelemek isteyen birinin onu "duyması' olasılığı, değerli cildi ellerinde tutma olasılığından daha fazlaydı.
Sayfa 146 - Yapı Kredi Yayınları 13.Baskı Haziran 2025·Kitabı okudu
Bizi ısıran ve bizi zehirleyen kitapları okumalıyız Okuduğumuz kitap kafamıza balyoz indirilmiş gibi bizi uyandırmıyor ise, neden okuma zahmetine girelim ki? Senin dediğin gibi, bizi mutlu kılsın diye mi? Aman Tanrım, hiç kitap olmasaydı da o denli mutlu olurduk. Kendimizi azıcık sıkarsak bizi mutlu edecek kitapları biz de yazabiliriz. Bize gerekli olan, en acı verecek talihsizlik gibi bize vuran kitaplar. Kendimizden cok sevdiğimiz birinin ölümü gibi vuran, insanlardan uzaklara, ormanlara sürgün edilmişiz duygusu veren, intihar gibi kitaplar. Kitap içimizdeki donmuş denize inen balta gibi olmalı. Ben buna inanıyorum.
Sayfa 121 - Yapı Kredi Yayınları 13.Baskı Haziran 2025·Kitabı okudu
Kafka: Bir kitap dünyanin yerini tutamaz. Bu olanaksızdır. Yaşamda her şeyin kendi anlamı ve amacı vardır ve bunların yerini başka bir şey alamaz Bir kişi, kendi deneyimini, örneğin, başkasının kişiliğinden yola çıkarak sağlayamaz. Dünyaya göre kitapların konumu bu. İnsan bir ötücü kuşu kafese kapatır gibi yaşamı kitapların içine tutsak etmeye çalışıyor, ama bunun yararı yok.
Sayfa 118 - Yapı Kredi Yayınları 13.Baskı Haziran 2025·Kitabı okudu