"Fazla performans ve fazla tüketimin kaliteli ve verimli bir yaşam olduğu dayatmasına karşın: TEFEKKÜR YAŞAMI
"Hayatı yalnızca iş ve performans açısından algıladığımız için eylemsizliği mümkün olduğunca çabuk giderilmesi gereken bir eksiklik olarak görüyoruz"
Günümüz dünyasının dayattığı bitmek bilmeyen üretim ve tüketim yarışı ve dayatması, insan ruhunu tüketiyor. Yazar, koşuşturmayı bırakıp derinlemesine düşünmenin ve "hiçbir şey yapmamanın" aslında insana gerçek huzuru ve hayatın anlamını getirecek yegâne araçlar olduğunu bize dayatılan hedeflerin peşinde koşan bir nesne olmaktan çıkıp, kendi içimize dönerek benliğimizi keşfeden bir özne olmamızı öneriyor. Kısacası, modern hayatın hızını kesip iç dünyamızda tefekkür etmenin, ruhumuzu yeniden inşa ederek bize kalıcı bir anlam ve sükûnet sunacağını savunuyor.