Tesadüfen görüp okuduğum bir kitaptı. Kitabı iki günde bitirdim, bazı yönleriyle sizi içine çekebilecek bir kitap fakat bazı yerlerinde ise tam olarak ne anlatıldığını anlamlandıramadığınız bir kitap bence. Kitabın konusu kadına yönelik taciz ve zorbalık ben de bu nedenle okumak istemiştim bu konu da bir lise öğrencisi üzerinden ele alınmış. Bazı kısımlarda hayal kırıklığı yaşattı. Birincisi, konu biraz basit kalmıştı açıkçası iletilmek istenen mesaj çok zayıf yönlüydü bir diğeri ise kitabın son kısmıydı okuduğunuz zaman devamının olacağına inandırılıyorsunuz çünkü tam olarak beklediğiniz olay gerçekleşmek üzereyken kitap bitiyor. Bu yönleriyle okuyanları kitabı neden okudum düşüncesiyle baş başa bırakıyor.
Romy’nin başından geçenler mi anlatılmak istendi? Kadına şiddet konusunda gündeme getirilmek istenilen bir şey mi vardı? Kaybolan kızın hayatıyla ilgili bir şeyler mi söylenmeye çalışıldı? Kızların başka kızlara uyguladığı şiddet miydi konu? Bütün olanlardan sonra Romy’nin kendi içine kapanışı mı gösterilmeye çalışıldı? Gibi gibi sorular kaldı aklımda ama kitapta beni etkileyen şey Romy'nin, Leon adında siyahi bir çocuğa ilgi duyması oldu bu da kitabın bir kısmında ırkçılığı gündeme getiriyor o da sadece bir kısmında ve öylece kalıyor.