Timur." dedim cilveyle.
Onaylayan bir mırıltı çıkardı.
"İnsan gözü saniyede kaç farklı görüntü görebilir, biliyor musun?"
"On iki."
Yüzüm düştü. "Bilmemen gerekiyordu."
"Tamam." dedi bu sefer. "Unuttum. Kaç kere?"
"On iki!"
"Vay ebesini sikeyim! Ne mucize ama." diye sakince coşkulandı.
"Geldiğin yerde senin babandım, burada değil."
"Ama yine de babamsın." Elindeki gazeteyi işaret ettim. "Yaptığın o gemilerle beni mutlu ediyorsun, bunun nesi kötü? .Beni üzme, bakarsın gittiğimde çok üzülürsün,"
"Gittiğinde senden kurtulduğum için bü. yük bir parti vereceğim."
"Yokluğuma hiç üzülmez misin?"
"Hiç üzülmem,"
"Gidersem gözlerin aramaz mı beni?"
"Aramaz."
"Kalbin özlemez mi beni?"
"Hiç özlemez."
"Gitmemi çok mu istiyorsun?"
"Hem de çok."
"Ben seni çok özlerdim, baba."
Sayfa 24 - Ephesus yayınları Necip ve ukde·Kitabı okudu
"Güneş doğuyor, Eflah."
"Güneş bizim için doğmuyor, Ukde."
"Olsun, birileri için doğuyor."
"Benim için değil. Artık benim için her yer cehennem, her yer karanlık çünkü benim güneşim gözlerimin önünde batıyor."
Sayfa 398 - Ephesus yayınları Eflah ve ukde·Kitabı okudu