Hayat, ince bir bıçak gibi keser içten,
Her gülüşün ardında gizli bir çentikten.
Gözyaşı, kalbin tuzudur derler —
Oysa bazen tuz bile acıyı taşırmaz,
Bazen insan, kendi sessizliğinde boğulur,
Bir çığlık olur, kimseye varmaz.
Zaman, yaraları sarmakla övünür,
Ama bazı yaralar, sadece alışır.
Kırılmış bir umudun kenarında oturur insan,
Kendine yabancı, kendine tanık.
Gecenin koynunda bir nefes gibi,
Sönüp gitmekle yanmak arasında kalır.
Ve yine de, bir kıvılcım vardır derinde,
Küllerle örtülmüş, sessiz bir inat:
Belki yarın olmaz, ama bir gün olur,
Bir ışık düşer karanlığın alnına.
İnsan, acıya rağmen yürür çünkü,
Belki bitmez diye değil —
Belki içinde hâlâ bir umut kırıntısı
Kıpırdadığı içindir.
FUAT SÜRMELİ